Alternatif Tarih Metinleri

Bu kategori altında, editörlerimiz tarafından yazılan tarihsel gerçekliğin kurgulanması yoluna başvurulmuş makaleler bulunmaktadır.

Yeniçeri Ocağı’nı Târihe Gömen Reformist Sultan; Osman-ı Sânî

Yeniçeri Ocağı’nı Târihe Gömen Reformist Sultan; Osman-ı Sânî

Genç Osman’ın, hâl’ edilmesi hâdisesinin yaşanmadığı ve gerçek târihî sürecin, bu değişken ile birlikte sürdürüldüğünü, tüm yan etkenleri de göz önünde bulundurarak kurgulamaya çalışacağız...
Viyana Surlarını Aşan Devlet-i Âlîye

Viyana Surlarını Aşan Devlet-i Âlîye

II. Viyana Kuşatması, başarıya ulaşma şansı bulsaydı, târih, hangi muhtemel gelişmelere gebe olabilirdi; oldukça yalın bir biçimde, bunu incelemeye çalışacağız...
Kudüs’ü Haçlılar’a Yâr Etmeyen Kılıç Arslan

Kudüs’ü Haçlılar’a Yâr Etmeyen Kılıç Arslan

Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu olarak kabûl edilen; Kutalmışoğlu Süleyman Şâh’ın oğlu ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin ikinci sultânı olan Kılıç Arslan, gerek Türk târihi ve gerekse dünya târihi için her zaman ‘‘Haçlı Seferleri’’ ekseninde anılan ve hep de anılacak olan bir cihângirdir. Peki, talihsiz ve âni ölümü gerçekleşmese, Anadolu'nun ve Türk - İslâm kitlelerinin kaderi nasıl olurdu?
Bilge Kağan Önderliğinde İlk Türk İslâm Devleti; Göktürkler

Bilge Kağan Önderliğinde İlk Türk İslâm Devleti; Göktürkler

Bilge Kağan, ihânetle örülü ölüm oyunundan sağ çıkmayı başarabilseydi; Göktürkler'in ahvâlî nasıl olabilirdi? Suikasta kurban gitmeyen ve ölümü sonrasında, dağılma sürecine giren Göktürk Kağanlığı’nın başında yer alarak, buna fırsat vermeyen; Talas Savaşı zamânında da Arapların doğrudan muhâtabı olacak olan Bilge Kağan’ın, farklı kültürlere ve dinlere de son derece ılımlı yaklaşan bir karaktere sâhip olduğunu, kesin olarak dile getirebiliriz...
Anadolu Fâtihi Sultan Baybars

Anadolu Fâtihi Sultan Baybars

1233 yılında, Karadeniz’in kuzeyinde doğan bir Kıpçak Türk’ü olan Baybars ya da tam ismiyle ‘‘El- Melîk ez- Zâhîr Rûkneddîn Baybars el- Bundukdârî’’; Mısır ve Suriye’nin tamâmına hâkim olmuş ve kudretli bir hüküm sürmüş, dördüncü Kıpçak kökenli Memlûk sultanıdır.
Hitler Türkiye’de!

Hitler Türkiye’de!

Hitler’i başarısızlığa iten şey ne A.B.D.’nin ne İngiltere’nin ne de Sovyet Rusya’nın gücü değil de belki de gururuydu. Öyle ya, Hitler, Birinci Dünya Savaşı’nda mağlup olmuş bir ülkenin neferiydi ve bunu içine sindiremiyordu. Yapılan paylaşım da doğal olarak hoşuna gitmediğinden, iktidarı ele geçirince hedefine adım adım yaklaşmaya başladı. Önce SA ve daha sonra SS’nin kurulmasıyla ordudan daha etkin bir milis gücü oluşturan Hitler, Uzun Bıçaklar Gecesi’nden sonra tüm dünyayı kasıp kavuracak yeni bir savaş için bir ordu hazırlama işine daha da önem verdi. I. Dünya Savaşı’nın sonunda imzalanan antlaşmalarla sınırlanan ekonomik özgürlük ve silah yasaklarını delerek, dünyanın içerisine düştüğü ekonomik…
Cem Sultan, Gerçekten Sultan Olabilseydi

Cem Sultan, Gerçekten Sultan Olabilseydi

Fatih Sultan Mehmed’in, 1481 yılındaki ani ölümünün ardından, gözler, tahtın yeni adayları olan iki kardeşe; Şehzade Bayezid ve Şehzade Cem’e çevrildi. Gerçek tarihi süreç içerisinde, bu mücadeleden galip olarak çıkan Sultan II. Bayezid’in; Şehzade Cem tarafından engellendiğini ve başarıya ulaşan tarafın, Cem Sultan olduğunu kurgulamaya ve tarihin seyrinde ne gibi değişiklikler olabileceğini yorumlamaya çalışacağız… Elbette ki bunu yaparken, tarihi olguların genelindeki değişmezleri göz önünde bulunduracak ve gerçek tarihi seyre dair bilgilere de yeri geldikçe değineceğiz. Öncelikle, tarihle az çok bir yakınlığı olan herkesin takdir edeceği gibi; bu iki varisin karakteristik özellikleri, zikrettiğimiz zümrece malûmdur. Bayezid, kendini İslami akaide adamış; yumuşak…
Osmanoğulları’nın Yerini, Karamanoğulları Alsaydı…

Osmanoğulları’nın Yerini, Karamanoğulları Alsaydı…

Alternatif tarihin ilgi alanı içerisinde yer alan ve son zamanların en moda konularından biri olan; Osmanlı Beyliği’nin gelişimini tamamlayamadığı ve siyasi istikrarının zirve noktasını yakalayamadan, zaten güçlü bir konumda olan Karamanoğulları Beyliği’nin, Anadolu siyasi birliğini, kendi merkezi yönetimi etrafında şekillendirdiği bir 14. yüzyıl ve gelecek yüzyılların Anadolu’sunun tasavvuru hakkında, düşüncelerimizi aktarmaya çalışacağız. Öncelikle, son dönemde sıkça tartışılan bu konu hakkında, öne sürülen fikirlere değinmek istiyorum. Karamanoğulları’nın, Osmanlılara nazaran -özellikle yükselme devri için- daha yoğun Türkmen özellikleri taşıdığı, su götürmez bir gerçektir. Osmanlı Beyliği henüz küçük ve etkisiz bir haldeyken, Karamanoğulları Beyliği tarafından potansiyel bir tehlike olarak fark edilip, gerekli tedbirlerin…
İki Ezeli Düşman Değil, İki Dost Müttefik; Yavuz ve Şah İsmail

İki Ezeli Düşman Değil, İki Dost Müttefik; Yavuz ve Şah İsmail

Osmanlı Devleti’nin sınırlarını, 8 yıl gibi kısa bir saltanat süresinde, yaklaşık iki buçuk katına ulaştıran; heybetli görünümü, sert mizacı ve demir disiplini ile tarihe damgasını vurmuş olan Yavuz Sultan Selim, Osmanlı tahtına çıktığında, doğudan baş gösteren Safevi tehlikesini, en büyük tehdit olarak algıladı. Aslına bakılırsa, daha Trabzon’daki şehzadelik günlerinde bile babası II. Bayezid’in izlediği yumuşak politika nedeniyle, devletin ciddiye almayarak, üzerine tam anlamıyla eğilmediğive bu fırsattan istifadeyle gelişme gösteren Safeviler’e karşı, Yavuz kendi iradesiyle, merkezden izinsiz, emrindeki yeniçeri kuvvetleriyle birçok sınır ötesi harekat düzenlemişti. Bu vesileyle bir şehzade olarak, yeniçeriler üzerinde nüfuz kurmuş ve Osmanlı ordusu mensuplarının gözünde, meşru hükümdarlık…
1402; Yıldırım’ın Hezimeti Değil, Galibiyetiyle Sonuçlansaydı…

1402; Yıldırım’ın Hezimeti Değil, Galibiyetiyle Sonuçlansaydı…

Ankara Muharebesi, 1402 yılında, IV. Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur arasında, Ankara’nın Çubuk Ovası’nda yapılan; geç ortaçağ tarihinin en kanlı çarpışmalarından biri olarak kabul edilen ve Osmanlıların yenilgisiyle sonuçlanan, neticesi büyük etkiler yaratan bir savaştır. Osmanlı Devleti’nin çözülmesine ve Fetret Devri olarak bilinen bir iktidar boşluğu döneminin yaşanmasına yol açmıştır. Osman Gazi ve Orhan Gazi ile I. Murad’ın inşa ettikleri devlet, daha çok Balkanlar’da genişlediği gibi, henüz gevşek vasallık bağlarına dayanıyordu. Bu dönemde Osmanlılar, özellikle Anadolu’da hızlı ve kesin ilhaklara girişmişlerdi; aradaki çatışmalara karşın, Türk-İslam beylikleriyle daha yumuşak bir ilişkiyi gözetiyorlardı. Yıldırım Bayezid ise, İstanbul kuşatmasını sürdürürken, bir yandan…
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı