Ortaçağ

Shakespeare’in İskoç Kralı Macbeth ve Cadıları

Shakespeare’in Macbeth’i  “Kral olmak birşey değil, Asıl önemlisi güvende olmak” sözleriyle de ifadesini bulduğu üzere tahtını güvende hissetmediği için İskoçya’yı zorbaca yönetiyor. Bu zorbaca yönetim eserde Kral Duncan’ın oğlu Malcolm ve İskoç Beyi Macduff’un sözleriyle açığa kavuşuyor.

Shakespeare’in Macbeth adlı eserindeki Kral Macbeth’in gerçek bir kral olduğunu, hayali bir karakter olmadığını biliyor muydunuz? M.S. 1040-1057 yılları arasında İskoçya’da hüküm süren ve ülkede düzeni hakim kılan, ayrıca Hıristiyanlığın İskoçya’da yayılmasını sağlayan, döneme ait çok sayıda tarihi veri olmasa da tarihçilerin selefi Kral Duncan’dan daha başarılı olarak nitelendirdikleri Kral Macbeth, tarihe Shakespeare sayesinde “kötü” şöhret  bıraktı.  Hem Britanya tarihi hem de Shakespeare’in eserleri üzerinde çalışan akademisyenler  Shakespeare’in Macbeth eserinde İskoç Kral Macbeth’in hayatından esinlendiğinin net olduğuna işaret ediyor; ancak  gerçek Kral Macbeth, Shakespeare’in eserinde olduğu gibi  şatosuna davet ettiği kralı  kurduğu kumpas ile yok edip, kendini kral ilan eden, sonrasında da tahtını güvende hissetmemesine  bağlı olarak  akıl sağlığını yitiren bir kral değil. Gerçek Kral Macbeth, eserdeki Kral Macbeth gibi tahtı istiyordu, ama tahtı Kral Duncan’ın elinden alabilmek adına eserde olduğu gibi krala kumpas kurmadı; Macbeth  Kral Duncan’a karşı bazı soylularla işbirliği  halinde oluşturduğu güçler ile kralın güçleriyle çarpıştı; Duncan savaşta öldü. Bu noktada gerçek ve eserdeki hikaye arasındaki ortak nokta Macbeth’in tahta şiddet içerikli bir olay neticesinde çıkmış olması. Ayrıca Kral Macbeth’in tahta çıkışında herhangi bir direniş ile karşılaştığına dair bilgi olmaması eserdeki Macbeth’in da tahta çıkışında  herhangi bir itiraz ile karşılaşmıyor olmasına paralellik gösteriyor. Shakespeare’in eserinde güç kullanarak tahta çıkan krala karşı isyan olmaması, çoğu kralın tahta güç kullanmak suretiyle çıktığı 11. yüzyıl İskoçyası’nın gerçeğini yansıtıyor.

Shakespeare’in Macbeth’i  “Kral olmak birşey değil, Asıl önemlisi güvende olmak” sözleriyle de ifadesini bulduğu üzere tahtını güvende hissetmediği için İskoçya’yı zorbaca yönetiyor. Bu zorbaca yönetim eserde Kral Duncan’ın oğlu Malcolm ve İskoç Beyi Macduff’un sözleriyle açığa kavuşuyor.

Macduff:

“Hayır, bence kendimizi toplayıp kılıca sarılalım

Ve inleyen vatanımızı bir an önce kurtaralım.

Her sabah, feryat eden dullara yenileri katılıyor;

Yeni öksüzler ağlıyor, yeni çığlıklar yükseliyor göğe,

İskoçya’nın acısını paylaşan gökyüzünden,

İniltiler yankılanıyor  aşağı”

“Ah İskoçya, İskoçya!”

Malcolm:

Bence ülkemiz boyunduruk altında inliyor;

Ağlıyor, kanıyor ve her yeni gün

Yaralarına bir yenisi ekleniyor

Oysa gerçek Kral Macbeth’in tahtını güvende hissetmemesi nedeniyle İskoçya’yı zorbaca yönettiğine dair hiçbir veri yok. Tarihçiler Kral Macbeth’in refah ve huzur içinde bir İskoçya yaratmış olacağı yönündeki tezlerini, Macbeth’in 1050 yılında Roma’ya aylarca süren bir yolculuk yapmış olmasıyla destekliyor. Haklı olma ihtimalleri çok yüksek; zira İskoçya istikrarsız, kaos içinde bulunsaydı ve  Kral Macbeth de tahtını güvende hissetmiyor olsaydı, ülkesini terk etmez, böylesine uzun bir yolculuğa çıkmazdı. Kral Macbeth’in bu yolculukta “yoksullara tohum gibi para saçtığı” yönündeki  bilgi de o dönem İskoçyası’nın refah içinde olduğunun işareti olarak okunabilir.

Öyleyse gerçek Kral Macbeth’in tahta çıkışı ile Shakespeare’in Macbeth’inin tahta çıkışı farklılaşıyor. Shakespeare’in Macbeth’inin zorbaca yönetimine karşı gerçek Macbeth’in zorbalığına dair tarihsel veri olmadığı gibi bilakis İskoçya’yı istikrara ve refaha kavuşturduğu sanılıyor. Ayrıca Shakespeare’ın Macbeth’i ile gerçek Macbeth’in sonları da farklılaşıyor. Eserde Macbeth İskoç Beyi Macduff tarafından öldürülüyor; gerçek Macbeth ise selefi Kral Duncan’ın oğlu Malcolm ile savaşırken yaralanıyor, sonrasında vefat ediyor. Eser ile gerçek arasındaki ortak nokta Kral Duncan’ın oğlu Malcolm’un, Macbeth’e karşı İngiltere Kralı 1. Edward tarafından destekleniyor olması; eserde Malcolm “lütufkar İngiltere Kralı da binlerce askerle destek sözü verdi” demekte. İskoç Beyi Menteith ise “İngiliz ordusu yaklaştı. Başında Malcolm ile” diyor. Gerçekte de İngiltere Kralı’ın İskoçya tahtında görmek istediği koruyuculuğunu üstlendiği Malcolm’dur.

 Shakespeare’ın eserinde Malcolm İngiltere Kralı’na methiyeler düzüyor;

Bu aziz Kral’ın Tanrı vergisi mucizevi bir gücü var

İngiltere’ye geldiğim günden bu yana,

Bu gücü kullandığını çok gördüm.

Bu işin sırrını bir o biliyor, bir de Tanrı.

…………………………….

Yine Tanrı vergisi bir gücü daha var:

Geleceği okuyabiliyor, Tahtıyla, tacıyla,

Tanrı’nın mübarek bir kulu;

 Her nimetinden nasibini almış

Shakespeare’ın eserinde dikkat çeken önemli bir husus, üç cadının Macbeth’in  kral olacağı yönünde kehanette bulunmasıdır. Savaştan dönen Macbeth ve arkadaşı Banquo ıssız bir bölgede üç cadı ile karşılaşır.

Birinci cadı: “Selam sana Macbeth! Selam, Glamis Beyi!”

İkinci cadı. “ Selam sana Macbeth! Selam, Cawdor Beyi!

Üçüncü cadı: “Selam sana Macbeth! Selam, geleceğin Kralı!

Gerçek Macbeth’in cadılarla karşılaştığına, kendisine kral olacağı yönünde kehanette bulunulduğuna ve hatta Macbeth’in doğaüstü güçlere inanıp inanmadığına dair hiçbir tarihsel veri yoktur.  Öyleyse Macbeth eserinde Shakespeare neden cadılara yer vermiştir? Bu sorunun yanıtı vermede bizlere eserin yazıldığı tarih yardımcı olacaktır.

Shakespeare’in Macbeth’i 1606 yılında yazdığı ve eserin aynı yıl sahnelendiği sanılmaktadır. Yani eser İskoç Kralı 6. James’in İngiltere tahtına 1. James olarak çıktığı 1603 yılından sonra kaleme alınmıştır.  İngiltere tahtında bir İskoç otururken, Shakespeare’in İskoç tarihine dair bu eseri Kral 6.(1.) James’e ithaf olarak nitelendirilebilir; bu ithafta cadılara yer verilmesi ise Kral 6.(1.) James’in cadılara karşı takıntılı olmasından kaynaklanmaktadır. Kral 6.(1.) James yaşadığı talihsizliklerin cadılardan  ve cadıların büyülerinden kaynaklandığına inanan, öyle ki cadılar hakkında  “Daemonologie” adlı çalışmayı bizzat  kaleme alan, tabir yerinde ise “cadı avcısı” bir kraldır. Shakespeare’in eserinde İskoçya için felaketlerin üç cadının kehaneti ile başlaması Kral 6.(1.) James’in düşünce ve inanç şekline hizmet etmektedir.

Shakespeare’in Macbeth ile Kral 6.(1.) James’e yaptığı ithaf, sadece eserde cadılara yer vermiş olması ile sınırlı değildir; eserde cadıların bulunduğu sahnelerde  İskoç Stuart hanedanlığına ve bu hanedanlığın İngiltere tahtına da oturacak ilk monarkı James’e dair kehanetlere yer verilmektedir.

Bu kehanetlerden ilki cadılar ile İskoç Beyi Banquo arasında geçen konuşmadır; cadılar Macbeth’e kral olacağı kehanetinde bulunduğunda  Banquo şöyle der;

“Soylu yoldaşımı mevcut unvanıyla selamladınız;

Sonra da kehanette bulunup,

Yeni onurlar yakıştırdınız ona,

Hatta krallık umutları verdiniz;

Neredeyse mest olmuş durumda.

Ama benimle konuşmuyorsunuz.

Zamanın tohumlarına bakıp anlayabiliyorsanız,

Hangi tane büyüyecek, hangisi kalacak;

Bana da söyleyin o zaman,

Ne lütuf istiyorum sizden,

Ne de korkuyorum nefretinizden”

 

Cadılar dile gelir

 

Birinci cadı : Macbeth’ten hem küçük, hem büyük.

İkinci cadı: Daha talihli ve talihsiz.

Üçüncü cadı. Cocukların kral olacak, ama sen değil.

Cadılar burada “çocukların kral olacak” derken Stuart hanedanlığının İskoç tahtının sahibi olacağı kehanetinde bulunmaktadır; zira James’in mensubu olduğu Stuart henadanlığının kökeninin İskoç Beyi Banquo’ya kadar uzandığına inanılmaktadır.

Bir diğer kehanet, Kral Macbeth’in cadıların kazanı üzerinde hayaletler  görmesidir; hayaletlere sırayla hitap eden Macbeth

Bakmıyorum artık:ama işte sekizincisi;

Elindeki aynada daha bir sürü görünüyor.

Birinin elinde iki küre, üç de asa var.

Korkunç bir görünüm bu!

demektedir; burada iki küre Kral 6.(1.) James’in  hem İskoçya’da hem de İngiltere’de taç giymesine, yani iki taçına; üç asa ise İskoçya, İngiltere ve İrlanda’ya atıf yapmaktadır. Kısaca Shakespeare’in kötü kralı Macbeth cadıların yanında taçları birleştiren Kral 6.(1.) James’i görmektedir.

Sonuç olarak; Shakespeare’in Macbeth adlı eserini, gerçek bir İskoç Kral’a dayanan, ama gerçekleri tamamen yansıtma gibi bir kaygısı olmayan, asıl kaygısının İngiltere tahtına oturan İskoç Kral 6.(1.) James’e bir ithafta bulunmak olan eser olarak nitelendirebiliriz.


Kaynakça

Howell V. Calhoun, “James I and The Witch Scenes in ‘Macbeth’”, The Shakespeare Association Bulletin, Vol.17, No.4, 1942, s.184-189.

J.T.T. Brown, “The Origin of The House of Stewart”, The Scottish Historical Review, Vol.24, No.96, 1927, s. 265-279.

The Real Macbeth’s Bloody Rise, All About History, Issue 58.

William Shakespeare, Macbeth, Remzi Kitabevi, 4.B., 2019.

Daha Fazla Göster

Doç. Dr. Dilek Yiğit

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Yüksek lisans derecelerini Ankara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler anabilim dalı ile İngiltere’de Essex Üniversitesi Siyaset bölümünden aldı. Doktora çalışmasını Ankara Üniversitesi Avrupa Birliği ve Uluslararasi Ekonomik İlişkiler anabilim dalında tamamladı. Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) kararı ile Avrupa Birliği alanında Doçentlik derecesini aldı. Başkent Üniversitesi ve Atılım Üniversitesi’nde yüksek lisans dersleri verdi. Çalışmaları Avrupa Birliği entegrasyonu, Avrupa’nın güncel sorunları, Avrupa tarihi, özellikle de İngiltere’de Tudor ve erken-Stuart dönemine yoğunlaşmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı