Eski ÇağlarGenel
Trend

1.900 Yıl Önce Adıyaman’da Kaleme Alınan; “Dünyâ’dan Ay’a Seyahât” Fikri

Bilim Kurgu'nun İlk Çağ Anadolusu'ndaki Temelleri

Ay’a seyahâtle ilgili ilk eserleri, Daniel Defoe ve Jules Verne’nin ortaya koyduğu, bilinen bir gerçek… Oysa Ay’a Seyahât’i yazdığı bilinen ilk kişi, aslında MS II. yüzyılda yaşamış olan; Lukianos… Üstelik Lukianos, milenyumlara meydan okuyan bir yerleşim alanı olan Anadolu’da yaşamış; “kadîm bir Adıyamanlı”…

Bugünkü bilgilerimiz doğrultusunda; Dünyâ, Güneş sisteminde hayâtın var olduğu tek gezegen. Mâlûm, Dünyâ’nın bir de uydusu var; Ay… Uzayın akıl almaz mesâfeleri düşünüldüğünde, dünyânın “hemen yanı başındaymış” gibi duran Ay, târih boyunca insanların ilgisini çekmeyi başarmıştır.

Lukianos’tan Sonra, 15 Asır Boyunca Ay’a Seyahâti Tahâyyül Edebilen Olmadı

Asırlar boyunca Ay, bilimsel araştırmalarda da entelektüel sohbetlerde de kendisine her zaman yer bulduysa da ilk kez müstakîl bir yazıma konu oluşu, MS II. asırda görüldü. Samsatlı Lukianos (d. 125 – ö. 180), “bilim kurgu” sayılabilecek bir teknikle “Ay’a Seyahât”i yazmıştı. İngiliz Daniel Defoe, aynı konudaki eseri olan; “Dünyâ’dan Ay’a İletişim”i, Lukianos’tan tam 15 asır sonra, 1705 yılında yazacaktı.

Jules Verne’nin “Ay’a Seyahât”i ise Fransa’da, 1865 yılında yayınlanacaktı. Bu alanda, daha sonraları da çok sayıda eser kaleme alındı. Aslında bugünkü adıyla “bilim kurgu”, eski zamanlardan bu yana, “Ay’a gitmenin mümkünlüğünü” belki de gerçekten anlatmıştı.

Samsatlı Lukianos, “Yunan Tanrılarına” Karşıydı

Roma döneminde yaşayan Samsatlı Lukianos, bir Anadolu insanıydı. Târih boyunca pek çok âlim, yazar ve sanatçıya ev sâhipliği yapan, önceleri Komagene İmparatorluğu sınırlarındayken, Roma İmparatorluğu tarafından ele geçirilerek, Suriye eyâletine bağlanan, günümüzde Adıyaman’ın sınırları içinde kalan Samsat; Lukianos’un da doğup büyüdüğü şehirdi. Bir işçi ailesinin çocuğu olan Lukianos, gençliğinde bir süre, heykeltıraş olan dayısının yanında çalışmıştı.

Daha sonra, İyonya’ya (İzmir ve Aydın civârı) giden Lukianos, burada Yunan dili ve kültürü üzerine eğitim aldı. Özellikle Homeros ve Platon’un eserleri üzerine çalıştı. Daha sonra, Antakya’da avukatlık yapan Lukianos, giderek felsefe üzerinde yoğunlaştı. Bir ara, Roma’da da yaşayan Lukianos, eser kaleme almaya da başlamıştı. Yazılarında hicivli bir üslûp kullanan Lukianos, doğal olarak çok sayıda hasım da kazanmıştı. İtalya ve Galya’ya da giden Lukianos, Sofist akıma dâhil oldu; buralarda yaptığı konuşmalarda, Sofistlik dışında kalan bütün filozofları eleştirdi ve “mitolojik paganizme” ağır saldırılar yöneltti. Son atağı, “tanrılara karşı” olunca, kendisine yönelik eleştiriler de saldırıya dönüşecek ve Lukianos, Mısır’a kaçmak ve hayâtının sonuna kadar burada yaşamak zorunda kalacaktı.

“Ay Adası’na Gittik, Güneşlilerle Aylıların Savaşını Seyrettik”

Onun eserleri arasındaki en ilginç çalışma, kendi başından geçmiş gibi kaleme aldığı; “Gerçek Bir Öykü” adını verdiği ama sonrasında “Ay’a Seyahât” olarak anılan kitabıydı. “Gerçek Bir Öykü”, bugünün “bilim kurgu” türünü andırır bir içeriğe sâhipti. Öyküye göre; Lukianos ve arkadaşları, bir tekneyle o târihlerde “Herkül Sütunları” olarak adlandırılan Cebelitarık Boğazı’nın batısına geçmeyi başarmışlardı. Yazar, “başarı” sözcüğünü kullanıyordu; çünkü dönemin mevcut bilgilerine ve anlayışına göre, boğazın ilerisi, “gizemli bir diyar” olarak kabûl ediliyordu.

İşte, grubun teknesi, bu bölgeye geçebilmişti. Ancak tekne, burada büyük bir fırtınaya yakalanacak; dalgalar, fırtınanın şiddetiyle onları gökyüzüne fırlatacaktı. Lukianos ve arkadaşları, gökyüzünde tam yedi gün, yedi gece boyunca kalacaklardı. Seyâhatin güzergâhında, “Gökyüzünde pırıl pırıl parlayan bir ada” da vardı. Bu “ada” ise Ay’dan başka bir yer değildi. Lukianos’un hayâl gücü, o kadar genişti ki; hikâyesinde bir de “Aylılar ve Güneşliler” arasındaki savaştan söz ediyordu. Grup, başka dünyâlardan, varlıklardan, öyküler de dinledikten sonra, yeryüzüne geri dönmüştü.

Daha Fazla Göster

Sefa Yapıcıoğlu

Alternatif Târih'in Kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni'dir. Celâl Bayar Üniversitesi, Fen - Edebiyat Fakültesi, Târih Bölümü ile aynı üniversitenin; Sosyal Bilimler Enstitüsü, Târih Anabilim Dalı, Yeniçağ Târihi Tezli Yüksek Lisans Programı mezunudur. Yine aynı üniversite ve enstitünün; Târih Anabilim Dalı'nda, Doktora (Ph.D.) eğitimine devâm etmektedir. Şer'îyye Sicilleri konulu tezleri, Türk Halk İnanç ve İnanışları'yla ilgili araştırmaları, Türk Târihi ile özelde Klasik Dönem Osmanlı Târihi vs. alanlarda sayısız çalışmaları mevcuttur. "Alternatif Târih, Türkmen Irımları (Halk İnanışları), Şahsiyetler, Alternatif Târih Metinleri, Târihin Öteki Dünyâsı (Sıra Dışı Olaylar ve Karakterler)" gibi yayımlanmış kitapları, "Meczûp" vb. editörlüğünü üstlendiği yayınlar ile çeşitli makâleleri bulunmaktadır. Kendisini; "Târih Kreatörü & Şimdiki Zaman Gözlemcisi" olarak tanımlamaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı