Haberler

Beşiktaş’taki Kazılarda Ortaya Çıkarılan Kurgan Sayısı, 78’e Yükseldi

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Asal, “Kazılarda, aslında Beşiktaş’ın çok güzel bir arkeolojik stratigrafisi ortaya çıkarıldı.” dedi.

Taksim’deki Yapı Kredi Kültür Sanat binasının locasında gerçekleştirilen “Beşiktaş Arkeoloji Kazıları – Kurganların Anlattığı Bir Göç Hikâyesi” konferansında, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Rahmi Asal, konuşmacı olarak yer aldı.

Asal, Beşiktaş’ta şu anda kazı çalışması yapılan yerin, 1950’li yıllarda tramvay deposu olarak kullanıldığını belirterek; “İki farklı alanda kazı yapıldı. Birisi şaft, diğeri istasyon alanı… Yaklaşık 6 bin metrekarelik bir yer ama tamâmında henüz bir kazı çalışması yapılamadı.” dedi.

Kazılar sırasında, ilk etapta Osmanlı dönemine âit kalıntılara rastladıklarını aktaran Asal, şöyle devâm etti:

“Kalıntıların hepsinin belgeleme çalışmaları yapıldı ve daha sonra Bölge Koruma Kurulu kararıyla yerlerinden kaldırıldı. Daha sonra şaft alanının yakınında, Bizans dönemine âit bir duvar kalıntısı bulduk. Dönem dönem 17. yüzyıla yıla âit, Osmanlı’dan kalma buluntular elde edildi. Ayrıca alanda, bir kuyu ortaya çıktı. Kuyu, aslında Tunç Çağı tabakası ile neredeyse aynı kodda ve iyi bir oranda korunmuş durumdaydı. Kuyunun içini boşalttığımız sırada, kurşun madalyon, tek boyun taşı, pişmiş toprak ve mîlattan sonra 8. yüzyıla âit amforalar elde edildi. Bu kazılarda, aslında Beşiktaş’ın çok güzel bir arkeolojik stratigrafisi ortaya çıkarıldı.”

Kazılarda Toplam 78 Adet Kurgan Mezarlığı Ortaya Çıkarıldı

besiktas-ortaya-cikan-kurgan-sayısı-78-alternatiftarihRahmi Asal, kazıların son tabakasında, bugünden yaklaşık 5 bin 500 yıl öncesine târihlenen kurgan tipi mezarların ortaya çıktığını ve mezarlıkların MÖ 4. bin yılın ortası ile 2. bin yılın sonundaki erken göç yollarına ilişkin önemli bilgiler verdiğini söyledi.

Şu anda üzerinde çalışılan son tabakadaki mezarlıkların, Tunç Çağı’na âit olduğunu belirten Asal; “Kazılarda şu ana kadar, toplam 78 adet kurgan mezarlığı ortaya çıkarıldı. Bunların 72’sini ilk Tunç, diğerlerinin de son Tunç’tan kalma olacağını düşünüyoruz. Fakat çalışmalar devâm ediyor; henüz netleştiremediğimiz mezarlar da ortaya çıktı.” diye konuştu.

Kazılarda mezarların birbirine bağlı olduğunu tespit ettiklerini anlatan Asal, şunları kaydetti:

“Mezarlarda yapı malzemesi olarak doğal taşlar kullanılmış ve birbirini kesen halkalar şeklinde yapılmış. Mezarların içindeki toprağın da çok homojen ve temiz bir toprak dolgusu olduğunu tespit ettik. 2. evre dediğimiz mezarlarda da inşâ şeklinde gördüğümüz tek fark, kullanılan taşlardan kaynaklıydı. 1. evrede kurganların içinde birçok gömü şekliyle karşı karşıya kaldık. Bunlardan biri, dışarıda yakılarak, kurganların içine bırakılmasıydı. Bâzen yakma işlemi yapıldıktan sonra, urnelere konularak, getirilen gömü şekilleri var veyâ dörtgen sandukalar şeklinde mezarlar var. Ayrıca bâzı mezarlıklara hediyeler bırakılmış.”

Asal, kazılarda ayrıca mezarlıkların yanı sıra, 11 farklı ana sembol ve 14 alt grup sembolün belirlendiğini de sözlerine ekledi.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı