Yakınçağ

ABD’nin En Kârlı Yatırımı; Alaska

Jeopolitik önemi hâiz topraklar hakkındaki sohbetler, hemen hemen her seferinde aynı suâle ulaşmak sûretiyle son bulmaktadır. Zihinleri meşgûl eden bu pek meşhur ortak soru; Rusların ‘Alaska’yı niçin ABD’ye sattığı yönündeki haklı meraktan doğmaktadır.

Öyle ya… Rusya ile Alaska arasındaki en yakın kara noktaları, birbirine neredeyse elli kilometre kadar yaklaşan bir mesâfede bulunmaktadır. Üstelik bugün için ABD’de üretilen petrol miktarının yaklaşık yüzde yirmi beşi de, yine Alaska’dan çıkarılmaktadır.  Kuzey Alaska sâhilinde yer alan ‘Prudhoe Koyu’, Kuzey Amerika’nın en büyük petrol sahası olarak bilinmektedir. 

Devletin satış vergisi almadığı gibi, bireysel gelir vergisi de ödemeyen tek eyâleti olan Alaska, balıkçılık ve deniz ürünleri endüstrisi ile turizm gelirleri açısındansa zâten ayrı bir ekonomi… Peki, Rusya nasıl oldu da elindeki bu değerli coğrafyayı, ABD’ye sattı?

Kırım Savaşı ile Başlayan Süreç

4 Ekim 1853 ile 30 Mart 1856 târihleri arasında cereyan eden Osmanlı – Rus savaşında, Rusların enteresan bir destekçisi vardı; Amerika! Bunun nedeni, güçlü İngiliz ordusunun da Osmanlı Devleti yanında savaşa dâhil olmasıydı. Yâni her iki güç de İngiliz emperyalizmini bir tehdit olarak görüyordu.

Amerika, Rusya’yı Osmanlı Devleti’ne karşı şiddetli bir biçimde desteklemeye başladı. Bu desteğin üzerine, ABD hükûmeti resmî olarak tarafsız olmasına rağmen; Rus askerlerine silah ve benzeri yardımlar gönderdi. Kötü gün dostu olan(!) Amerika, Rusya’yı ağına düşürmüş ve gelen nâçizâne teklifi de geri çevirmemişti.

Ruslar, İngilizlerin desteğindeki Osmanlı Devleti ile karşı karşıya geldiği Kırım Savaşı’nın ardından, çok fazla para kaybetmeye başlamıştı. Kendilerini gelecekte koruyabilmek için paraya ihtiyaçları vardı. Rusya, Alaska’nın gelecekteki herhangi bir savaşta kolayca ele geçirileceğinden korkuyordu. Alaska’daki kaynak eksikliği ve zor yaşam koşulları, onları bu kolonilerini satmaya zorladı. Bu nedenle ‘İmparator II. Alexander’, 1859 yılında, hem İngilizlere hem de Amerikalılara bir teklif götürdü. İlk teklif İngilizlere gitmiş olsa da, İngiltere Başbakanı Alaska teklifini reddetti. Hâliyle Rusya da Amerikalılara daha yoğun bir şekilde yanaşmaya başladı.

Savaştan sonra iflâsa yaklaşan Rusya, Alaska’yı 7,2 milyon dolar karşılığında ABD’ye sattı. Taraflar, o gün için altın ve petrol rezervlerinin varlığından habersizdi. Satın alma işlemi, 30 Mart 1867 târihinde resmen gerçekleşti. ‘Başkan Johnson’ tarafından imzâlandı ve ABD Senatosu tarafından onaylandı. Alaska, Amerika Birleşik Devletleri’ne; 586.412 kilometre kare toprak eklemiş oldu. Yâni ABD, en büyük eyâletine kavuşmuştu…

Amerikalılar, Alaska’nın Rusya’dan satın alınmasını, hâlen Amerikan târihinde devletin aldığı en stratejik kararlardan biri olarak görüyorlar ki; bunda son derece haklılar da. ABD, bu kararla gelecekte, soğuk savaş döneminde kendisi gibi bir başka askerî süper güç olan Rusya’ya karşı da müthiş bir tedbir almış oldu. Bugün de baktığımızda, ABD’nin en önemli hava savunma güçleri, Alaska’da yer almaktadır. Çünkü hemen ‘Bering Boğazı’nın karşısında, Rusya bulunmaktadır.

O dönem için bölgedeki ana faaliyet, kürk ticâretiydi. Rusya, Alaska’yı Amerika’ya satıyordu ve yeraltı zenginliklerini de henüz daha keşfetmemişti. ABD, koloniyi 7,2 milyon dolara; yâni dönüm başına 2 sent ödeyerek, satın almayı başarmıştı. 1867 yılında, dolar kuru; 1 ruble 60 kopekti. Rus Çarı, Alaska’yı 11 milyon 520 bin rubleye satmış oldu. 1867 yılında, çarlığın bütçesi; 10 milyon 933 bin 500 rubleydi. Alaska’nın satışı, bütçe gelirlerinde yalnızca yüzde 2,5’ oranında bir artış sağlamış oldu.

ABD ise açıkçası anlaşmanın en iyi sonucunu almıştı. Satıştan elli yıl sonra, zenginliğine zenginlik demedi. Ayrıca karlı arazide; kereste, somon ve petrol bolluğu mevcuttu. Alaska, ‘Soğuk Savaş’ dönemine gelindiğinde, ABD askeri için hiç kuşkusuz ki; gerçek bir stratejik varlıktı. Alaska, ABD’ye milyarlarca dolarlık bir kazandırmış getirmiş oldu.

18 Ekim 1867 târihinde, Alaska, resmen Amerikan toprağı oldu. Bölgenin resmî olarak devredilmesi, başkent ‘Novo-Arkhangelsk’te gerçekleşti. Amerikan ve Rus askerleri, bayrak direğinin iki tarafında hizâya geçti ve bayrak indirilmeye başladı. Ardından şehrin adı, ‘Sitka’ olarak değiştirildi. Amerikan vatandaşlığına geçmek istemeyen yüzlerce Rus, ticâret gemilerine binip Alaska’dan ayrıldı. 1911 yılından beri, Amerikalılar bu etkinliğin yıldönümünü, ‘Alaska Günü’ ismi ile büyük bir tâtil günü olarak kutlamaktadır.

 

Etiketler
Daha Fazla Göster

Sefa Yapıcıoğlu

Alternatif Târih'in Kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni'dir. Celâl Bayar Üniversitesi, Fen - Edebiyat Fakültesi, Târih Bölümü ile aynı üniversitenin; Sosyal Bilimler Enstitüsü, Târih Anabilim Dalı, Yeniçağ Târihi Tezli Yüksek Lisans Programı mezunudur. Yine aynı üniversite ve enstitünün; Târih Anabilim Dalı'nda, Doktora (Ph.D.) eğitimine devâm etmektedir. Şer'îyye Sicilleri konulu tezleri, Türk Halk İnanç ve İnanışları'yla ilgili araştırmaları, Türk Târihi ile özelde Klasik Dönem Osmanlı Târihi vs. alanlarda sayısız çalışmaları mevcuttur. "Alternatif Târih, Türkmen Irımları (Halk İnanışları), Şahsiyetler, Alternatif Târih Metinleri, Târihin Öteki Dünyâsı (Sıra Dışı Olaylar ve Karakterler)" gibi yayımlanmış kitapları, "Meczûp" vb. editörlüğünü üstlendiği yayınlar ile çeşitli makâleleri bulunmaktadır. Kendisini; "Târih Kreatörü & Şimdiki Zaman Gözlemcisi" olarak tanımlamaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı