Türk Tarihi

Millî Mücadele Dönemi’nde Sovyet Rusya’nın Askerî ve Malî Yardımları

Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti için çok ağır şartları taşıyan Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalayarak bitmişti. Çetin bir mücadele vermeden düşmanları yurdumuzdan atma şansının olmadığı ortadaydı. Bu mücadele için hem para hem de cephane yardımına ihtiyaç vardı. İç kaynakların yetersizliği yüzünden dışarıdan yardıma ihtiyaç duyuldu. Dış kaynak alabileceğimiz tek ülke ise Rusya’ydı. Milli Mücadele için çok önemli olan Rus yardımlarını, askeri ve malî olmak üzere iki kısımda ele alabiliriz.

ASKERÎ YARDIMLAR

Moskova’ya giden ilk resmi Türk Heyeti’nin Başkanı Bekir Sami Bey, Bolşeviklere Türk Ordusu’nun öncelikle askeri açıdan:

“200.000 tüfek, 5.000.000 mermi, 350-400 top ve 75.000 top mermisi, 500 mitralyöz ve 7.500.000 mitralyöz mermisi, 200 sahra telefonu, 5 telsiz tertibatı, 200 tayyare, 100 kamyon ve otobüs, 40 otomobil, 100.000 askere giydirecek elbiseye” ihtiyacı olduğunu belirtmiştir.

İlk silah ve cephane yardımı kafilesi, 1920 yılı Eylül ayı sonlarında Trabzon’a varmış, bir ay içinde 3387 tüfek, 3623 sandık cephane ve 3000 dolayında süngü ulaştırılmıştı.

Dr. Rıza Nur’un hatıralarında Ali Fuat Paşa’nın gayretiyle Sivastapol’da bulunan beş milyon mavzer fişeğinin Anadolu’ya gönderildiği ve I.İnönü Savaşı’ndan iki gün önce muhtemelen 4 Ocak 1921 tarihinde bu cephanenin Anadolu’ya ulaştırıldığı belirtilmektedir.

16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması’na göre Ruslar, iki tümeni donatacak kadar silâh ve cephane vermeyi de kabul ettiler. Gizlice yollayacakları silâh, cephane ve savaş gereçlerini Tuapse-Tiflis yoluyla yapmayı kararlaştırdılar. Bu silâhların büyük bir kısmı Kafkas Askerî Bölgesi’nden verilecekti. 30 Mart 1921’de de Sovyet Rusya’dan toplam sayısı 18 kalemi bulan silâh ve gereç istendi. Bu talep edilen silâh ve gereçlerin sadece çok az bir kısmı karşılanabildiğinden 5 Ağustos 1921’de kabul edilen 114 sayılı kanunla kendisine Başkumandanlık verilen Mustafa Kemal Paşa, 7 Ağustos tarihinde Tekâlif-i Milliye (Millî Mesuliyet) Emirleri’ni yayınladı. Bu emirlere uygun olarak bölge halkının elinde bulunan küçük tonajlı motorlar (ayda 100 millik taşıma ücretsiz diğerleri bedeli verilerek) kullanılarak Sovyetlerin Kafkas Limanları’nda yapılan taşımalar daha verimli hale getirildi.

Ayrıca 18 Eylül 1921’den 14 Haziran 1922’ye kadar yapılan Sovyet yardımı toplam olarak:

“43.374 piyade tüfeği, 56.042 sandık piyade mermisi, 18 sandık Rus piyade fabrikası aletleri, 318 ağır ve hafif makineli tüfek, 81 top, 13 Rus bomba topu, 159.043 top mermisi, 40 sandık Fransız el bombası, 200 adet Rus el bombası, 60 süvari kılıcı, 10 sandık dumansız barut, 48 sandık Rus piyade mermi kovanı, 8 sandık Rus piyade mermi kapsülü, 104 sandık Rus piyade mermi çekirdeği.” Sovyet kaynaklarına göre ise bu yardım şöyleydi: “ 39275 tüfek, 327 makinalı tüfek, 54 top, 62.986.000 piyade mermisi, 147.079 top mermisi, 1000 atımlık top barutu, 4000 el bombası, 4000 şarapnel mermisi, 1500 kılıç, 20.000 gaz maskesi”dir.

1922 yılı Şubat ayında, Sovyet Rusya, “12 bomba topu, 1299 dağ topu mermisi, 175 mm’lik 9028 şarapnel, 315 obüs tanesi, 7.578.000 Alman fişeği, 177 sandık piyade cephanesi” vereceğine söz vermişti. Daha sonra da bunların kısmen yurda getirilmesi sağlanmıştı. Mart ayında üç büyük çaplı top, 12 seri ateşli top ve engelleme ağlarının taşınmaya hazır olarak Novorosiski limanında bulunduğu Dışişleri Bakanlığı’na bildirilmiş ve gönderilen Şahin Vapuru ile bunların Trabzon Limanı’na taşınması gerçekleştirilmişti.

1922 yılı Nisan’ında Sovyet Rusya’nın Anadolu’ya gönderilmek üzere Batum ve Novorosiski limanlarına yığınak yaptığı, “8382 sandık piyade cephanesi, 425 sandık Avusturya ve Belçika cephanesi, 2800 sandık topçu cephanesi ve 10 mayın” İnebolu ve Samsun limanlarına ulaştırılmıştı. Rus sahra topu mermileri tornadan geçirilerek, Osmanlı toplarında kullanılabilir duruma getirilebildiğinden, Sovyetler’den 100.000 adet Rus sahra topu mermisi istenilmiş, fakat 492 adet mermi alınabilmişti.

Milli Mücadele için Sovyetler’den gelen askeri yardımlar abartıldığı kadar fazla değildir. Sovyetler Birliği, Milli Mücadele için vaat ettiği askeri yardımların çok cüz’i bir kısmını bize göndermiştir. Askeri yardımlar, önceleri ulaşımın sağlanamaması sebebiyle gönderilememişti. Daha sonra ise siyasi ve askeri gelişmelere bağlı olarak askeri yardımların miktarları değişmişti. Askeri yardımların para yardımlarıyla da desteklenmesi gerekiyordu.

MALÎ YARDIMLAR

Sovyet Rusya, silah ve cephane yardımının yanında Anadolu yönetimine para yardımında da bulunmuştur. Mustafa Kemal, meclisin açılmasından kısa bir süre sonra 26 Nisan 1920’de Lenin’e yolladığı mektupta para ve cephane istemişti. Toplam para yardımı 11 milyon altın ruble ve 100.000 lira değerindeki külçe altındır. İlk para yardımı, Halil Paşa tarafından getirilmiştir. Halil Paşa, Temmuz 1920’de 100.000 lira değerinde altınla Moskova’dan ayrılmıştı. Bu parayı, Karaköse’de Tümen komutanı Cavit Bey’e teslim etti. İkiye bölündüğü anlaşılan altınlardan ne kadarını teslim ettiği belli değildir. Ali Fuat Paşa’nın sorusu üzerine Halil Paşa temin ettiği yardımları şöyle açıklamıştır:

             “Deniz yoluyla Trabzon’a miktarı şimdi hatırımda kalmayan eslâha ve cephane gönderttiğim gibi ben de bizzat yüz bin lira kıymetinde külçe altınını Karaköse’deki Fırka kumandanı Cavit Bey’e teslim ettim.”

100.000 liralık külçe altın toplam teslim edilen altın miktarının 1/3’üne karşılık gelmektedir.

Ali Fuat Cebesoy, anılarında Rusya’nın maddi yardımlarından şöyle bahsetmektedir: “Yusuf Kemal’in, Bekir Sami başkanlığındaki ilk Moskova görevinden dönüşünde, 1920 Eylül’ünde Ankara’ya 1 milyon altın ruble getirdiğini” yazmaktadır. Ayrıca 1921 Mart’ındaki anlaşmadan sonra yine,

            “Yusuf Kemal’in, Türkiye’ye 400.000 altın ruble daha getirdiğini, Moskova’dayken de, Kurmay Binbaşı Saffet’le, Almanya’daki Türk temsilcilerine savaş malzemesi alınması için 100.000 altın ruble gönderdiğini” iddia etmektedir. İnönü Savaşı kazanılınca, Yunanlılar’ın Anadolu’da yaptıkları hasarı karşılamak için Türk Hükümeti’ne hediye edilen 30.000 altın ruble, 9 Nisan 1921’de Budu Mdivani tarafından Mustafa Kemal Paşa’ya sunulmuştur. Yapılan bu yardımda Ali Fuat Paşa etkili olmuştur. Çünkü Çiçerin’in II. İnönü zaferinin önemini sorması üzerine Ali Fuat Cebesoy, “Yapacağınız yardımlar zamanında ulaşırsa, Yunan Ordusu’nun Boğazları bile Türk Milli Ordusu karşısında müdafaa edemeyeceği” yanıtını vermiştir.

Böylelikle yine Nisan ayı içerisinde 4 milyon altın rublelik yardım yapıldığı Sovyet resmi belgelerinde bulunmaktadır. Daha sonra Ekonomi Bakanı Yusuf Kemal Bey, 4 milyon altın ruble ile Rusya’dan ayrılmış ve 29 Nisan 1921’de Sarıkamış’a varmıştır.

1920 yılında Buhara Cumhuriyeti ilk ve son Cumhurbaşkanı Osman Kocaoğlu yaptığı bir açıklama ile Türk Milli Mücadelesi için toplanan 100.000.000 altın rublenin Türkiye’ye teslim edilmek üzere Rus Hazinesi’ne verildiğini söylemişti. Sovyetlerin Türklere gönderdikleri yardımların Orta Asya Türkleri tarafından temin edildiğini Osman Kocaoğlu şöyle anlatmaktadır:

            “Buhara Cumhuriyeti kurulduktan sonra ben ilk Cumhurreisi olarak, yanıma Başvekilimiz Feyzullah Hoca’yı alarak, Sovyet Rusya ve bu arada Lenin ile temasta bulunarak Moskova’ya gitmiştim. Bizden bir müddet önce Temmuz 1920 ortalarında Türkiye’den de milli hareketi temsil eden bir heyetin Moskova’ya gelerek Lenin’den yardım temini konusunda taleplerinin olduğunu öğrenmiştim. Kremlin Sarayı’nda Lenin’le görüştüğüm gün, önem verdiğini hissettirdiği Türkiye’den söz açarak bana Ankara’dan bir Türk heyetinin geldiğini ve yardım istediklerini bildirdi. Bu hususta fikrimi sorduğumda elbette yardım etmek gerek dedim. Bunun üzerine Lenin yardım meselesi için bizi düşündüren iki zorluk var; birincisi Türklerin istediği altın ruble bizde pek azdır deyince sözünü kestim ve bizde altın para var verebiliriz dedim. Lenin, bunun üzerine memnuniyetini belirtti. Çarlık zamanından kalma altın rublelerimiz çoktu. Buhara hazinesindeki bu paraya Ruslar el süremezler dokunamazlardı. Buhara bir çar emareti olduğu halde, idari ve mali işlerde müstakildi. Bu sebeple bizde aylın belegan mabela çoktu. Lenin ile bu şekilde konuştuktan sonra biz Buhara’ya döndük. Meseleyi parlamento reisi Abdülkadir Mirzaoğlu ile görüşerek meclise intikal ettirdik. Bizim o vakit parlamentoda dört partimiz vardı. Bunlardan Milli Birlik, Kurtuluş ve Ahrar Partileri tamamen yardım lehindeydiler. Yalnız komünist partisi reisi buna sıcak bakmadı. Bu nedenle de Buhara hudutları dışına atıldı. Böylece Buhara parlamentosu Türkiye ‘ye 100 milyon altın ruble yardımını tek itiraz sesi yükselmeden bir anda ve tam bir oy birliği ile hararetli tezahüratla alkışlarla kabul etti. Parlamentonun bu kararı üzerine hemen ertesi günü parayı Ankara Hükümeti ‘nin emrine yetiştirilmek üzere Rus hazinesine teslim ettik.”

Buhara Cumhuriyeti’nin TBMM Hükümetine teslim edilmesi şartıyla gönderdiği bu 100 milyon altın rublelik yardım, tamamen Türkiye’ye hiç ulaşmamıştır. Buhara Cumhuriyeti, büyük olasılıkla bu yardımları Türkiye’ye göndermiştir. Çünkü Buhara Cumhuriyeti’nin kurulmasına ve yardımların toplanması şekline bakıldığında Türkiye için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıkları gözlemlenmektedir. Bundan da 100 milyon rublelik altın yardımının Buhara Cumhuriyeti’ne ait olduğu sonucu çıkarılabilir.

Buhara Cumhuriyeti’nden Sovyetler aracılığı ile aktarılması gereken paranın 100.000.000 milyon altın ruble veya 59.000.000 Osmanlı altını eşdeğerinde olup olmadığı tartışma konusudur. Bazı yorumlarda bunun beş yıl süreyle parça parça ödeneceği hakkındaki mutabakattan söz edilmektedir. Kaynaklarda bu konuda belgelere dayalı bir aktarma olmayışı ise muhtemelen bu nakdî yardım vaadinin sözlü olarak yapıldığını, bu meblağın bütünüyle Moskova yönetimine teslim edilmemiş olabileceğini ya da önemli bir kısmının o tarihlerde Rusya’da yaşanan kıtlık nedeniyle kendilerince kullanılmış olabileceğini; ya da aynî yardımın bundan mahsup edilmiş olduğunu düşündürmektedir. Ama çok açıktır ki Buhara Meclisi (şimdiki Özbekistan) Türk Millî Mücadelesi’ne sözü edilen meblağda nakdî yardımın yapılmasını oybirliğiyle kararlaştırmıştır ve yardım kanalı olarak Azerbaycan’ı veya başka bir ülkeyi değil Sovyet Rusya yönetimini tercih etmiştir. Sovyet Rusya toplam 15.000.000 altın rubleyi yardım olarak Türkiye’ye göndermiştir. Toplam miktar, Halil Paşa’nın girişimleriyle getirilen 400 kg külçe altın, 1920 yılında Yusuf Kemal Bey’in getirdiği 1.000.000 altın ruble, İtalya’da kredi olarak hesabımıza açılan 1.000.000–3.000.000 İtalyan Lirası, Berlin’e aktarılan 1.760.000 altın ruble ile daha da artmaktadır. Türk Hükümeti’ne yapılan yardımların büyük kısmı soydaşlarımıza aittir. Sovyet Rusya, burada aracı olup, sadece siyasî destek sağlamıştır. 1922 yılında Stalin ve Orjenitedze gibi Gürcü ve Kafkas liderler, yardımın kesilmesine taraftar olmuş ise de, Lenin ve Troçki yardım fikrini savunmuştur.

Sovyetler, Milli Mücadele yıllarında bize söz verdiği yardımın önemli bir kısmını yapamamıştır. Fakat Milli Mücadeledeki mali şartları göz önüne alırsak, yeterli olmayan bu Sovyet yardımının bile önemi daha iyi anlaşılır.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Seydi Tütüncü

Alternatif Târih ekibine, 2018 Mayıs'ında katılan Seydi Tütüncü, Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Târihi Enstitüsü'nde, tezli yüksek lisans öğrenimine devâm etmekte; Yakınçağ ve Cumhuriyet Târihi alanlarında araştırmalarını sürdürmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı