1. Ana sayfa
  2. Devlet-i 'Aliyye
  3. Turan Ülküsü Yolunda Can Veren Bir ‘Hürriyet Kahramanı’ -Enver Paşa-

Turan Ülküsü Yolunda Can Veren Bir ‘Hürriyet Kahramanı’ -Enver Paşa-

Devrin benzer aydınları gibi iyi eğitimli ve idealist bir asker: Enver Paşa...

«

1922 yılı, 4 Ağustos tarihinde, bir Kurban Bayramı esnâsında; günümüz ‘Tacikistan’ toprakları üzerinde, ‘Belçivan’[1] yakınlarında, ‘Agop Melkovian’ komutasındaki Bolşevik Ruslara karşı yapılan bir çarpışma sırasında,[2] üzerine düşen havan topu nedeniyle, Turan ülküsünün ve Türk milliyetçiliğinin en ateşli neferi, hayata veda etti.[3]Bu cengâver, sıfırdan zirveye tırmanan, iniş ve çıkışlarla dolu, hareketli bir yaşam sürmüş olan Enver Paşa’ydı…

Ailesi

22 Kasım 1881’de, ‘İstanbul – Divanyolu’nda doğan Enver Paşa’nın, asıl adı ‘İsmail Enver’di. Ailesi, aslen ‘Manastırlı’ydı. Babası ‘Hacı Ahmet Paşa’, annesi ise ‘Ayşe Dilara Hanım’dı.[4] Hacı Ahmet Paşa, ‘Bayındırlık Teşkilatı’nda inşaat teknisyeniydi. Aynı zamanda, Malta sürgünlerinden de biriydi.[5] Ayşe Dilara Hanım’ın soyu, Gagavuz Türkleri’ne dayanmaktaydı.[6] Enver Paşa, ailesinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi ve altı kardeşin en büyüğüydü.

Eğitim Hayatı

Babasının görevi nedeniyle, çocukluğu çeşitli şehirlerde geçti. İlkokulu İstanbul’da bitirdikten sonra, 1894’te, ‘Makedonya’nın güneybatısında bir şehir olan ve aile köklerinin de dayandığı Manastır’da, Askeri Rüştiye’yi;[7] ardından 1897’de ise İstanbul’daki Soğukçeşme Askeri İdâdîsi’ni bitirdi.

Harp Okulu’nda okurken, kendisi gibi henüz aynı okulda öğrenci olan amcası Halil Paşa ile birlikte tutuklandı ve Yıldız Mahkemeleri’nde yargılandı.[8]Harp Okulu’ndan, 1899’da Piyade Teğmen olarak mezun olduktan sonra; Ocak 1903’te Kurmay Yüzbaşı olarak, Harp Akademisi’nden derece ile mezun oldu. Selânik’teki üçüncü ordunun, Manastır’daki on üçüncü Seyyar Topçu Alayı’na tâyin oldu. 13 Eylül 1906 tarihinde, Binbaşı rütbesini aldı. 1912 yılında ise yarbaylığa getirildi.

Askerlik Hayatı / İttihat ve Terakki Dönemi

1907 ve 1908 yıllarında, Manastır çevresindeki eşkıyaların takibi ile görevlendirildi. Bu görev esnasında, Bulgar çeteleri ile giriştiği mücadeleler, kendisinde ‘milliyetçilik’ fikirlerinin gelişmesini sağladı.[9] Çarpışmalar sırasında, defalarca yaralandı. Dördüncü ve üçüncü derece Mecidiye ile dördüncü derece Osmaniye nişanlarıyla, Altın Liyâkat Madalyası’na lâyık görüldü.[10]

Mayıs 1906’da, amcası Yüzbaşı Halil Bey ile görüşerek, merkezi ‘Paris’te bulunan ‘Jön Türk Hareketi’nin, Selânik’teki bir kolu olan ‘Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’ne (sonraki adı ile İttihat ve Terakki Cemiyeti) katıldı ve kurucuları arasında yer aldı.[11] ‘Bursalı Mehmet Tâhir Bey’in rehberliğinde, cemiyetin on ikinci üyesi olarak seçildi. Ayrıca kendisine, cemiyetin Manastır şubesini kurma görevi verildi.[12]

İttihat ve Terakki’nin ihtilâl hareketleri içinde yer alan Binbaşı Enver Bey, kız kardeşi Hasene Hanım’ın eşi olan ve sarayın adamı olarak bilinen, Selânik Merkez Kumandanı Kurmay Albay Nazım Bey’i öldürme plânı içinde yer aldı.[13]11 Haziran 1908 günü gerçekleşen suikast girişimi, Nazım Bey’in ve onu öldürmekle görevli fedâi ‘Mustafa Necip Bey’in yaralanması ile sonuçlanırken; Enver Bey, Divân-ı Harb’e sevk edildi.[14]Ancak İstanbul’a gitmek yerine, 12 Haziran gecesi, dağa çıkıp ihtilal başlatmak üzere, Manastır’a doğru yola çıktı. Resne’de,‘Resneli Niyazi Bey’in dağa çıktığını öğrenince, Manastır yerine ‘Tikveş’e yöneldi ve cemiyeti orada yaymaya çalıştı. ‘Ohrili Eyüp Sabri Bey’[15] de onu izledi. Bu hareket, padişah tarafından ‘II. Meşrutiyet’in ilân edilmesinde, önemli rol oynadı.[16] Dağa çıkan subaylar arasında, en kıdemlisi olduğu ve önemli faaliyetler gerçekleştirdiği için Enver Bey, bir anda “hürriyet kahramanı” olarak kabûl edildi.[17] İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin, askeri kanadının en önemli isimlerinden birisi oldu. Meşrutiyet’in ilânından sonra,‘Makedonya Genel Müfettişliği’ ve ‘Berlin Askeri Ataşeliği’ gibi görevlerde bulundu.

Berlin Askerî Ataşesi Binbaşı Enver Bey

5 Mart 1909’da, Berlin Askeri Ataşesi olarak görevlendirilen Enver Bey, bu görev sırasında, Alman kültürü ile tanıştı ve çok etkilendi.[18] İstanbul’da, 31 Mart Olayı’nın patlak vermesi üzerine, geçici olarak yurda döndü. İsyanı bastırmak üzere Selanik’ten İstanbul’a giden ve komutanlığını ‘Mahmut Şevket Paşa’nın üstlendiği,‘Hareket Ordusu’na katıldı. Hareketin kurmay başkanlığını,‘Kolağası Mustafa Kemâl Bey’den devraldı. İsyan bastırıldıktan sonra,‘II. Abdülhamit’ tahttan indirilmiş, yerine ‘V. Mehmet Reşat’ geçmişti. Kurulan ‘İbrahim Hakkı Paşa’ kabinesinde, Harbiye Nazırlığı görevi, beklenildiği gibi Enver Bey’e değil; Mahmut Şevket Paşa’ya verildi.

Enver Bey, isyan bastırıldıktan sonra, tekrar Berlin’e gitti. 1911’de İstanbul’a döndü ve Sultan Mehmet Reşat’ın yeğeni,‘Naciye Sultan’ ile nişanlandı.[19] Arnavutluk’ta çıkan isyan üzerine gittiği İşkodra’da, isyanın bastırılmasında etkili oldu. Daha sonra Berlin’e geçtiyse de İtalyanlar’ın ‘Trablusgarp’a saldırmaları üzerine yurda döndü.

Trablusgarp Savaşı

Enver Bey, İtalyanlara karşı, bir gerilla savaşı yürütülmesi fikrini, İttihat ve Terakki Cemiyeti üyelerine kabul ettirdikten sonra; Kolağası Mustafa Kemal Bey ve ‘Paris Ataşemiliteri Binbaşı Fethi (Okyar) Bey’ gibi isimlerle, bölgeye gitmeye koyuldu. İstanbul’dan bir gemiyle, 25 Eylül 1911 tarihinde yola çıktı. Gizli görevde olduğu için önce bir doktor, daha sonra da Suriyeli bir tüccar kılığında yolculuk yaptı. 15 Ekim 1911’de, İskenderiye’ye ulaştı; oradan da deve üstünde, çok zorlu bir yolculuğun ardından, 22 Ekim 1911’de, Trablusgarp’a geçti.‘Bingazi’ ve ‘Derne’deki kuvvetlerin başına geçti; Hanedan damadı olmasının da kazandırdığı saygınlıkla, yirmi bin kişiyi seferber etmeyi başardı ve adına para bastırarak, bölgeye hâkim oldu. Bir yıl süren mücadele sonunda, ‘Balkan Savaşı’nın başlaması üzerine, diğer Türk subaylarla birlikte, İstanbul’a çağrıldığı için bölgeyi 25 Kasım 1912’de terk etti.[20] İtalyan kuvvetlerine karşı verdiği başarılı mücadele nedeniyle, 1912’de yarbaylığa yükseldi.

Balkan Savaşı ve Bâb-ı Âlî Baskını

Balkan Savaşı’na katılmak üzere, diğer gönüllü subaylarla birlikte, Bingazi’den ayrılan Yarbay Enver Bey; düşman kuvvetlerinin ‘Çatalca’da durdurulmasında, önemli rol oynadı. ‘I. Balkan Savaşı’, yenilgi ile sonuçlanmıştı. ‘Kâmil Paşa’ hükûmeti, kendilerine ‘Londra Konferansı’nda önerilen,‘Midye – Enez’ sınırını kabûle yanaşıyordu. İttihatçıların kendi aralarında yaptığı ve Enver Bey’in de katıldığı toplantıdan, zor kullanarak hükûmeti devirme kararı çıktı. 23 Ocak 1913 günü, Enver Bey’in öncü rolü oynadığı, ‘Bâb-ı Âlî Baskını’ gerçekleşti. Baskın sırasında, Harbiye Nazırı Nâzım Paşa, ‘Yakup Cemil’ tarafından öldürüldü.[21] Enver Bey, ‘Mehmet Kâmil Paşa’ya istifasını imzalattı ve padişahı ziyaret ederek, Mahmut Şevket Paşa’nın sadrazam olmasını sağladı.[22] Böylece İttihat ve Terakki Cemiyeti, askeri darbe ile iktidarı ele geçirmiş oldu.

Bâb-ı Âlî Baskını’ndan sonra, Enver Bey, Bulgar ordusu başka cephelerde savaşmakta olduğundan; direnişle karşılaşmadan, 22 Temmuz 1913’te, ‘Edirne’ye girdi. Bu gelişme üzerine, saygınlığı artan Enver Bey, “Edirne Fatihi” unvanınıaldı.[23]Rütbesi albaylığa (18 Aralık 1913), kısa bir süre sonra da generalliğe (5 Ocak 1914) yükseltildi. Hemen ardından, istifa ettirilen Harbiye Nazırı ‘Ahmet İzzet Paşa’nın yerine, Harbiye Nazırı oldu. Bu arada, Sultan Mehmet Reşat’ın yeğeni ‘Emine Naciye Sultan’ ile Balta Limanı’ndaki‘Damat Ferit Paşa Konağı’nda yapılan düğünle evlenerek; “Dâmâd-ı Şehriyârî” oldu (5 Mart 1914).

Harbiye Nâzırlığı

Harbiye Nâzırı olduktan sonra, orduda bazı düzenlemeler yapan Enver Paşa, binden fazla yaşlı subayı, ordudan tasfiye etti; genç subayları önemli görevlere getirdi. Orduda, Fransız modeli yerine, Alman stilini uyguladı; birçok Alman subayı, Türk ordusunda danışman olarak görevlendirdi.[24] Alaylı subayların çoğunun işine son verdi, ordunun gençleşmesini sağladı. Üniformaları değiştirdi, orduda okur-yazarlığın artmasına çalıştı ve bunun için “Enveriyye Yazısı” denilen bir alfabe uygulamaya koydu. Mahmut Şevket Paşa’nın, suikast sonucu öldürülmesinden sonra kurulan,‘Said Halim Paşa’ kabinesinde ve onun görevden çekilmesi üzerine, 1917’de kurulan ‘Talat Paşa’ kabinesinde de devam ettiği Harbiye Nazırlığı görevi, 14 Ekim 1918’e kadar sürdü.

I. Dünya Savaşı’na Giriş

Harbiye Nazırı Enver Paşa, 2 Ağustos 1914’te, Rusya’ya karşı gizli bir Türk – Alman ittifak anlaşması imzalanmasında, önemli rol oynadı.[25]10 Ağustos’ta, Boğazlar’dan girmesine izin verilen iki Alman kruvazörünün, 29 Ekim’de, Rus Çarlığı liman ve gemilerine saldırması için gerekli onayı verdi. 14 Kasım’da,‘Fatih Camii’nde okunan ‘Cihad-ı Ekber’ ilânı ile devlet, resmen I. Dünya Savaşı’na katılmış oldu.

Sarıkamış Harekâtı

Enver Paşa, ülke I. Dünya Savaşı’na girdikten sonra, Harbiye Nazırı olarak, askerî harekâtın yönetimini eline aldı.[26] 3. Ordu’nun Doğu Cephesi’nde, Rus kuvvetlerine karşı giriştiği ‘Sarıkamış Kış Harekâtı’nın komutanlığını üstlendi. Ocak 1915’te gerçekleşen harekâtta, Türk birlikleri tam bir bozguna uğradı. Enver Paşa, ordunun komutasını ‘Hakkı Hafız Paşa’ya bırakıp, İstanbul’a döndü ve savaş boyunca, başka hiçbir cephede komutanlık üstlenmedi. Uzun bir süre, İstanbul basınında, Sarıkamış hakkında herhangi bir haber veya yayın yapılmasına izin vermedi. 26 Nisan 1915’te, Harbiye Nâzırlığı’nın yanı sıra, ‘Başkomutan Vekîli’ olan Enver Paşa, Eylül ayında ‘korgeneralliğe’ yükseldi.

Tehcir Kanunu

1877 – 1878’deki,‘93 Harbi’ sırasında da yerli Ermenilerin, Osmanlı’ya karşı yayılmacı Rus ordularının yanında çarpıştığını ve cephe gerisinde isyanlar çıkarttığını bilen Enver Paşa; 2 Mayıs 1915’te,‘Dâhiliye Nazırı Talat Paşa’ya gönderdiği gizli telgraf ile isyancı Ermenilerin, bölgeden uzaklaştırılmasını istedi.[27]“Ermeni Tehciri” diye anılan uygulama, Talat Paşa tarafından başlatıldı ve 27 Mayıs’ta,‘Tehcir Kanunu’ çıkartılarak yürürlüğe konuldu.[28]

1917’de, ‘Kutü’l- Âmâre’de,‘İngiliz Generali Tawnshend’in tutsak alınması ve Kafkasya cephesinde, Ruslara karşı elde edilen başarılar üzerine, Enver Paşa’nın rütbesi, orgeneralliğe yükseltildi.

Ülkeden Ayrılışı

Filistin, Irak ve Suriye’de, Osmanlı ordusunun, İngilizler karşısında sürekli yenilgiye uğraması üzerine, Osmanlı Devleti’nin savaştaki yenilgisi kesinleşti. 14 Ekim 1918’de, Talat Paşa kabinesi, ateşkes antlaşmalarını kolaylaştırmak için istifa ettiğinde; Enver Paşa’nın harbiye nazırlığı görevi de sona erdi. İngilizlerin, İttihat ve Terakki üyeleri hakkında yakalatma emri çıkarmasından sonra, partili arkadaşlarıyla birlikte, bir Alman torpidosuyla yurttan ayrıldı.[29] Önce ‘Odesa’ya, oradan da ‘Berlin’e gitti; daha sonra ise ‘Rusya’ya geçti.[30] İstanbul’da, Divan-ı Harp, rütbelerini geri aldı ve gıyabında ölüm cezasına çarptırdı. 1 Ocak 1919’da da hükûmetçe askerlikten ihrâç edildi.

 İttihat ve Terakki’yi Tekrar Örgütleme Çalışmaları

1918 – 1919 kışlarını, kimliğini gizleyerek, ‘Berlin’de geçiren Enver Paşa; İttihat ve Terakki’yi yeniden örgütleme çalışmalarına girdi. Almanya’daki devrimci ayaklanmalara katılmak için Berlin’de bulunan, Sovyet siyaset adamı ve gazeteci ‘Karl Radek’ ile görüştü ve onun dâvetiyle,‘Moskova’ya gitmek üzere yola çıktı.[31] Ancak üçüncü denemesinde, 1920’de Moskova’ya gitmeyi başardı ve orada ‘Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin’le ve‘Lenin’le görüştü.[32] 1 – 8 Eylül 1920 tarihlerinde, ‘Bakü’de gerçekleşen,‘Birinci Doğu Halkları Kurultayı’na,[33]‘Libya, Tunus, Cezayir ve Fas’ı temsilen katıldı. Ancak kongre, önemli sonuçlar getirmedi. Sovyetlerin Türkiye ve başka Müslüman ülkelerdeki milliyetçi hareketleri, gerçekten desteklemediği izlenimi alarak, Ekim 1920’de, Berlin’e döndü. 15 Mart 1921’de, Talat Paşa’nın öldürülmesinden sonra, İttihat ve Terakki’nin başlıca önderi durumuna geldi.

1921’de, tekrar Moskova’ya giden Enver Paşa, Ankara Hükûmeti’nin, Moskova’ya gönderdiği ‘Bekir Sami Bey’ başkanlığındaki Türk delegeleriyle görüştü.[34] Anadolu’daki Milli Mücadele hareketine katılmak istediyse de kabûl edilmedi.[35] TBMM’de bulunan bazı eski ittihatçılar, O’nun, Mustafa Kemâl Paşa’nın yerini almasını istiyorlardı.[36] Temmuz 1921’de,‘Batum’da, bir İttihat ve Terakki Kongresi topladı.[37] 30 Temmuz’da, Ankara’ya Yunan saldırısı başlayınca, bir kurtarıcı gibi Anadolu’ya girmeyi umut eden Enver Paşa’nın bu umudu, Eylül ayında kazanılan Sakarya Meydan Muharebesi ile boşa çıktı.[38]

 Turan Hayâli ve Turan Devleti Kurma Çabaları

1921 yılının Ekim ayında, Orta Asya Türkleri’ni, sömürgeci İngilizlere karşı birleştirme ve bir Turan devleti kurma niyetiyle;‘Teşkilât-ı Mahsusa’ eski liderlerinden,‘Kuşçubaşı Hacı Sami’ ve diğer ittihatçılarla birlikte, Batum’dan ‘Buhara’ya gitti.[39]‘Turan Kağanlığı’nı kurmak için büyük uğraşlarda bulundu ve Ruslara karşı savaşan ‘Basmacı Harekâtı’nı[40] örgütleyip,‘Basmacı İsyanı’nın[41] başlamasına destek verdi. Fakatsonucu değiştirmesi, maalesef mümkün olmadı.

1922 Şubat’ında, komutasında topladığı Basmacı birlikleri ile Duşanbe’yi ele geçirdi ve oradaki Sovyet garnizonunu tutsak aldı.[42] Ardından Horasan üzerine yürüyerek, Kızıl Ordu birliklerinin,‘Buhara ve Horasan’dan çekilmelerini istedi.[43] 28 Haziran 1922’deki,‘Kafiran Savaşı’nı kaybettikten sonra, dağlara çekilmek zorunda kaldı.[44] 4 Ağustos 1922’de,girişte zikrettiğimiz şekilde vefat etti ve o topraklarda defnedildi.

Naaşının Türkiye’ye Getirilmesi

Naaşının taşınması, ‘Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, Eylül 1995’te yaptığı ‘Tacikistan’ gezisi sırasında, gündeme geldi. Yetkililerin temaslarından sonra, başkent ‘Duşanbe’nin yaklaşık 200 km doğusundaki,‘Belçivan’ kentine bağlı ‘Obtar’ köyünde bulunan Enver Paşa’nın mezarı;‘Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Münif İslamoğlu’ başkanlığındaki uzmanlar ve bilim adamlarından oluşan sekiz kişilik bir heyet tarafından, 30 Temmuz 1996’da açıldı. Diş yapısından, Enver Paşa’ya ait olduğu anlaşılan cenaze; Tacikistan’daki siyasî karışıklıklar nedeniyle, zorlukla başkent Duşanbe’ye getirilebildi. Burada, Türk bayrağına sarılı bir tabuta konularak, İstanbul’daki resmî tören için hazırlandı.

3 Ağustos 1996’da, İstanbul’a getirilen naaşı, bir gece ‘Gümüşsuyu Askerî Hastanesi’nde tutuldu. Ölüm yıldönümü olan, 4 Ağustos 1996 tarihinde, ‘Şişli Camii’nde, sekiz imamın kıldırdığı cenaze namazının ardından; ‘Şişli’deki ‘Âbide-i Hürriyet Tepesi’nde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kültür Bakanlığı’nca ortak olarak hazırlanan törenle, Talat Paşa’nın yanındaki mezara defnedildi. Törene, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ‘Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan’, ‘Devlet Bakanı Abdullah Gül’, ‘Sağlık Bakanı Yıldırım Aktuna’, ‘Kültür Bakanı İsmail Kahraman’, ‘ANAP Milletvekili İlhan Kesici’ ve ‘İstanbul Vâlisi Rıdvan Yenişen’ ile Enver Paşa’nın torunu ‘Osman Mayatepek’ ve diğer yakınları katıldı.

Sonsöz

Devrin benzer aydınları gibi iyi eğitimli ve idealist bir asker olan Enver Paşa’nın, kısa sayılabilecek, fakat ancak birkaç ömre sığabilecek maceralı yaşamı; Türk milliyetçiliğinin kuvvetle filizlendiği ve Mustafa Kemâl Atatürk tarafından şahlandırıldığı dönem öncesinde, Türkçü fikirlere zemin hazırlanmasında, öncülük etmiştir. Ömrü cephelerde geçen, milleti için en iyiyi arzulayan hedefleri olmasına rağmen, yapmış olduğu birkaç kritik stratejik hata ve şanssızlık faktörüyle, emellerine ulaşamayan Enver Paşa; yine de Türk ulusunun hafıza ve kalplerinde, hak ettiği yeri almış bulunmaktadır.


BİBLİYOGRAFYA

AGABEKOV, Grigory Sergeyeviç, Enver Paşa Nasıl Öldürüldü?, Bengi Yayınları, İstanbul, 2011.

ANDİCAN,A. Ahat, Cedidizm’den Bağımsızlığa Hariçte Türkistan Mücadelesi, Emre Yayınları, İstanbul, 2003.

ANDİCAN, A. Ahat, Osmanlı’dan Günümüze Türkiye ve Orta Asya, Doğan Kitap, İstanbul, 2009.

AKSOLEY, İhsan, Teşkilat-ı Mahsusa, Timaş Yayınları, İstanbul, 2009.

ARSLAN, Emir Şekib, Şehit Enver Paşa ve Arkadaşları, Mütercim Basımevi, Samsun, 1952.

ASLAN, Yavuz, Birinci Doğu Halkları Kurultayı, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2007.

ATAY, Falih Rıfkı, Çankaya, Doğan Kardeş Matbaacılık Sanayi AŞ, İstanbul, 1969.

ATAY, Falih Rıfkı, Zeytindağı, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1938.

AYDEMİR, Şevket Süreyya, Enver Paşa, Cilt II, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2013.

AYDEMİR, Şevket Süreyya, Tek Adam, Cilt II, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1991.

AYDEMİR, Şevket Süreyya, Makedonya’dan Ortaasya’ya Enver Paşa, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1992.

BADEMCİ, Ali, Sarıklı Basmacı, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2010.

BADEMCİ, Ali, Türkistan Millî İstiklâl Hareketi Korbaşılar ve Enver Paşa, Cilt II, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2008.

BARDAKÇI, Murat, Hafız Hakkı Paşa’nın Sarıkamış Günlüğü, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2014.

BARDAKÇI, Murat, Mahmud Şevket Paşa’nın Sadaret Günlüğü, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2014.

BİRGEN, Muhittin, İttihad ve Terakki’de On Sene, Cilt I, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2006.

BLEDA, Mithat Şükrü, İmparatorluğun Çöküşü, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1979, s. 156.

CEBESOY, Ali Fuat, Moskova Hatıraları,Vatan Neşriyat, İstanbul, 1955.

ÇOLAK, Mustafa, Enver Paşa Osmanlı – Alman İttifakı, Yeditepe Yayınevi, İstanbul, 2008.

ÇOLAK, Mustafa, Osmanlı – Alman İlişkileri Çerçevesinde Harbiye Nâzırı Enver Paşa ve Türkçü Politikaları, Fakülte Kitabevi, Isparta, 2006.

DEVLET, Nadir, Millet ile Sovyet Arasında, Başlık Yayın Grubu, İstanbul, 2011.

ESATLI, Mustafa Ragıp, İttihad ve Terakki Tarihinde Esrar Perdesi, Akşam Kütüphanesi, İstanbul, 1933.

HANİOĞLU, M. Şükrü, Kendi Mektuplarında Enver Paşa, Der Yayınları, İstanbul, 1989.

HAYİT, Baymirza, Basmacılar – Türkistan Milli Mücadele Tarihi 1917 – 1934, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 1997.

HEPKON, Haluk, Jön Türkler ve Komplo Teorileri, Kırmızı Kedi Yayınevi, İstanbul, 2012.

İDİL, Aydın, Enver Paşa’nın Son Savaşı – Basmacı Hareketi’nin Önderi Seyyid Enver, Kitabevi, İstanbul, 2013.

KANDEMİR, Feridun, Enver Paşa Türkistan’da, Barıman Yayınevi, İstanbul, 1945.

KARABEKİR, Kâzım, Hayatım, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2008.

KARABEKİR, Kâzım, İstiklâl Harbimiz, Merk Yayıncılık, İstanbul, 2008.

KARABEKİR, Kâzım, İstiklâl Harbimizde Enver Paşa İttihad – Terakki Erkânı, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1990.

KARABEKİR, Kâzım, İttihad ve Terakki Cemiyeti, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2009.

KOCAHANOĞLU, Osman Selim, İttihat – Terakki’nin Sorgulanması ve Yargılanması, Temel Yayınları, İstanbul, 1998.

KOCAOĞLU, Bünyamin, Mütarekede İttihadçılık, Temel Yayınları, İstanbul, 2006.

KOLOĞLU, Orhan, İttihatçılar ve Masonlar, Eylül Yayınları, İstanbul, 2002.

KOLOĞLU, Orhan, Üç İttihatçı, Kırmızı Kedi Yayınevi, İstanbul, 2015.

KORKMAZ, Cemil Hakan,İttihat ve Terakki, Profil Yayıncılık, İstanbul, 2015.

KÖSEOĞLU, Nevzat, Şehit Enver Paşa, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2013.

KUTSAL, Nurten, Enver Paşa’nın Trablusgarp Günlüğü, Tarih&Kuram, İstanbul, 2015.

OKDAY, İsmail Hakkı, Yanya’dan Ankara’ya, Sebil Yayınevi, İstanbul, 1975.

ŞİMŞİR, Bilal N., Malta Sürgünleri, Bilgi Yayınevi, Ankara, 2009.

TALÂT PAŞA, Talât Paşa’nın Hatıraları, Güven Yayınevi, İstanbul, 1946.

TOGAN, Zeki Velidi,  Bugünkü Türkeli Türkistan ve Yakın Tarihi, Enderun Kitabevi, İstanbul, 1981.

YALÇIN, Hüseyin Cahit, İttihatçı Liderlerin Gizli Mektupları, Temel Yayınları, İstanbul, 2002.

YENGİN, Naci, Buhara Emirliği – Türkistan ve Enver Paşa, Bilgeoğuz Yayınları, İstanbul, 2010.


DİPNOTLAR

[1] A. Ahat. Andican, Osmanlı’dan Günümüze Türkiye ve Orta Asya, Doğan Kitap, İstanbul, 2009, s. 324.

[2] Grigory Sergeyeviç Agabekov, Enver Paşa Nasıl Öldürüldü?, Bengi Yayınları, İstanbul, 2011, s. 265.

[3] A. Ahat Andican, Cedidizm’den Bağımsızlığa Hariçte Türkistan Mücadelesi, Emre Yayınları, İstanbul, 2003, s. 247.

[4] Nevzat Köseoğlu, Şehit Enver Paşa, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2013, s. 19.

[5] Bilal N. Şimşir, Malta Sürgünleri, Bilgi Yayınevi, Ankara, 2009, s. 24.

[6] Şevket Süreyya Aydemir, Makedonya’dan Ortaasya’ya Enver Paşa, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1992, s. 28.

[7] İsmail Hakkı Okday, Yanya’dan Ankara’ya, Sebil Yayınevi, İstanbul, 1975, s. 33.

[8] İhsan Aksoley, Teşkilat-ı Mahsusa, Timaş Yayınları, İstanbul, 2009, s. 71.

[9] Haluk Hepkon, Jön Türkler ve Komplo Teorileri, Kırmızı Kedi Yayınevi, İstanbul, 2012, s. 65.

[10] Orhan Koloğlu, İttihatçılar ve Masonlar, Eylül Yayınları, İstanbul, 2002, s. 74.

[11] Mustafa Ragıp Esatlı, İttihad ve Terakki Tarihinde Esrar Perdesi, Akşam Kütüphanesi, İstanbul, 1933, s. 26.

[12] Kâzım Karabekir, İttihad ve Terakki Cemiyeti, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2009, s. 64.

[13] Muhittin Birgen, İttihad ve Terakki’de On Sene, Cilt I, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2006, s. 43.

[14] Osman Selim Kocahanoğlu, İttihat – Terakki’nin Sorgulanması ve Yargılanması, Temel Yayınları, İstanbul, 1998, s. 122.

[15] Emir Şekib Arslan, Şehit Enver Paşa ve Arkadaşları, Mütercim Basımevi, Samsun, 1952, s. 128.

[16] Mithat Şükrü Bleda, İmparatorluğun Çöküşü, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1979, s. 156.

[17] Şevket Süreyya Aydemir, Enver Paşa, Cilt II, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2013, s. 78.

[18] M. Şükrü Hanioğlu, Kendi Mektuplarında Enver Paşa, Der Yayınları, İstanbul, 1989, s. 61.

[19] Orhan Koloğlu, Üç İttihatçı, Kırmızı Kedi Yayınevi, İstanbul, 2015, s. 87.

[20] Nurten Kutsal, Enver Paşa’nın Trablusgarp Günlüğü, Tarih&Kuram, İstanbul, 2015, s. 124.

[21] Hüseyin Cahit Yalçın, İttihatçı Liderlerin Gizli Mektupları, Temel Yayınları, İstanbul, 2002, s. 143.

[22] Murat Bardakçı, Mahmud Şevket Paşa’nın Sadaret Günlüğü, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2014, s. 41.

[23] Cemil Hakan Korkmaz, İttihat ve Terakki, Profil Yayıncılık, İstanbul, 2015, s. 91.

[24] Mustafa Çolak, Osmanlı – Alman İlişkileri Çerçevesinde Harbiye Nâzırı Enver Paşa ve Türkçü Politikaları, Fakülte Kitabevi, Isparta, 2006, s. 54.

[25] Mustafa Çolak, Enver Paşa Osmanlı – Alman İttifakı, Yeditepe Yayınevi, İstanbul, 2008, s. 57.

[26] Murat Bardakçı, Hafız Hakkı Paşa’nın Sarıkamış Günlüğü, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2014, s. 34.

[27] Kâzım Karabekir, Hayatım, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2008, s. 181.

[28] Talât Paşa, Talât Paşa’nın Hatıraları, Güven Yayınevi, İstanbul, 1946, s. 211.

[29] Kâzım Karabekir, İstiklâl Harbimiz, Merk Yayıncılık, İstanbul, 2008, s. 74.

[30] Bünyamin Kocaoğlu, Mütarekede İttihadçılık, Temel Yayınları, İstanbul, 2006, s. 179.

[31] Ali Fuat Cebesoy, Moskova Hatıraları, Vatan Neşriyat, İstanbul, 1955, s. 112.

[32] Nadir Devlet, Millet ile Sovyet Arasında, Başlık Yayın Grubu, İstanbul, 2011, s. 121.

[33] Yavuz Aslan, Birinci Doğu Halkları Kurultayı, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2007, s. 145.

[34] Kâzım Karabekir, İstiklâl Harbimizde Enver Paşa İttihad – Terakki Erkânı, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1990, s. 152.

[35] Falih Rıfkı Atay, Zeytindağı, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1938, s. 178.

[36] Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam, Cilt II, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1991, s. 232.

[37] Zeki Velidi Togan,  Bugünkü Türkeli Türkistan ve Yakın Tarihi, Enderun Kitabevi, İstanbul, 1981, s. 189.

[38] Falih Rıfkı Atay, Çankaya, Doğan Kardeş Matbaacılık Sanayi AŞ, İstanbul, 1969, s. 134.

[39] Feridun Kandemir, Enver Paşa Türkistan’da, Barıman Yayınevi, İstanbul, 1945, s. 46.

[40] Ali Bademci, Sarıklı Basmacı, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2010, s. 98.

[41] Ali Bademci, Türkistan Millî İstiklâl Hareketi Korbaşılar ve Enver Paşa, Cilt II, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2008, s. 72.

[42] Baymirza Hayit, Basmacılar – Türkistan Milli Mücadele Tarihi 1917 – 1934, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 1997, s. 145.

[43] Aydın İdil, Enver Paşa’nın Son Savaşı – Basmacı Hareketi’nin Önderi Seyyid Enver, Kitabevi, İstanbul, 2013, s. 262.

[44] Naci Yengin, Buhara Emirliği – Türkistan ve Enver Paşa, Bilgeoğuz Yayınları, İstanbul, 2010, s. 217.

Bir Cevap Yaz

Sefa Yapıcıoğlu Hakkında

avatar

Sefa Yapıcıoğlu

Alternatif Târih'in kurucularındandır... Celâl Bayar Üniversitesi Fen - Edebiyat Fakültesi Târih Bölümü ile yine aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Yeniçağ Târihi Tezli Yüksek Lisans Programı mezunudur. Şer'îyye Sicilleri alanında çalışmalar yapmış, Türk Târihi ile ilgili araştırmalar gerçekleştirmiştir. Kendisini; "Şimdiki Zaman Gözlemcisi & Târih Kreatörü" olarak tanımlamaktadır.

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *