«

Babam Efşene’de bir hanımla evlendi. Önce ben 980 yılında, sonra erkek kardeşim burada dünyaya gelmiştir. Daha sonra ailemiz Buhara’ya yerleşmiş. 10 yaşına geldiğimde Kuran’ı ezberledim ve edebiyatı tamamen öğrendim. Daha sonra mantık, geometri, fizik ve metafizikle uğraştım. Sonra da tıp ile. Bu konuda yazılmış kitapları okudum ve bu konuda sivrildim. Öyle ki büyük tıp üstatları benden tıp dersleri almayı başlamıştı. O sıralar 16 yaşındaydım.

İslâm düşünürleri ona eş-şeyhü’r-reis derler. Avrupa’da da Tababetin Hükümdarı olarak anılır. Sağında Galenos, solunda Hipokrat olmak üzere Orta Çağ heykellerinde görülür. Rager Baycon’a göre felsefenin sultanı ve lideridir. Kimyacıdır, gökbilimci, şair, devlet adamıdır. Aristo Yunan ilmi için ne ise, İbni Sina İslam felsefesi için odur. Yaşadığı yüzyıl Türkistan’ın çalkantılı bir dönemdir. Doğduğunda, Samani devleti yıkılmak üzeredir. Halifenin otoritesi zayıflamış ve rakip hanedan aileler türemiştir. Karahanlı ve Gazneliler sürekli çatışma içerisindedir. Bu karmaşada sürekli göç etmektedir. Birçok alanda öne çıkar, ama biz bugün daha çok tıp alanında sayarız. Çünkü, hükümdarların değer verdikleri en gözde meslekler tıp ve astronomi. Birincisi sağlıkları için, ikincisi geleceklerini öğrenmek isteği.

16 yaşından sonra bir buçuk yıl araştırma ve okumaya ayırdım. Mantık ve felsefe ilmini tekrar okudum. Bu müddet zarfında bir gece bile uyumadım. Ne zaman bir meselede şaşırır, kıyasta orta yolu bulamazsam camiye gider namaz kılar ve Allah’a dua ederdim. Böylece müşküllerimi hallederdim.

Buhara sultanının hiçbir hekimin tedavi edemediği hastalığı kendisi tedavi ettiğinde, sarayın kütüphanesinin kapıları ona ardına kadar açılır. Daha sonra bir yangında kül olacak bu kütüphanede bütün kitapları yutarcasına okumuştur. Musikiyi, özel eğlence meclislerini, ud çalmayı severdi. Onun kalemi hep yürürdü kağıt üzerinde. Saray kütüphanesinde bütün ilimleri içerisinde toplayan ilk kitabı el hikmetül aruze’yi 21 yaşında yazdı. Günleri çalışarak ve çeşitli kitaplara şerhler yazarak geçmektedir. Daha sonra 22 yaşındayken babası vefat eder ve İbn Sina için de hayatı değişir. Hayat onu birçok şehirden sonra Cürcan’a sürekler. Sadık talebesi Cüzzani ile de burada tanışacaktır. Samani hükümdarının ölümü üzere Buhara’dan ayrılmak zorunda kalacaktır. Yeni hamisi Harezm emiri Ali el Memun’dur.  Fakat, Gürgenç’te Memun onu koruyamaz. Sultan Mahmut, onu Gazne’ye davet eder. Böylece Gürgenç’teki güzel günleri sona erer. Bu teklifi hükümdarın sert mizacı ve Gazne’de felsefeye duyulan antipati nedeniyle reddeden İbn Sina, aynı zaman Harezm sultanının yanında da kalamayacaktır. Silahlı yüz atlının kendisini almaya geldiğini haber alan İbn Sina, Nişabur’a gelir. Buradan Cürcan’a ulaşır. Ümitsizce Dihistan’a gider, hastalanır ve tekrar Cürcan’a gider. Babasının ölümünün ardından yaprak gibi oradan oraya savrulur. İbn Sina’nın hayatında Büveyhiler dönemi 12 yıl sürer. Olgunluk dönemine rastlar, büyük sıkıntılar çeker. Bütün malvarlığına el konur, önce vezir yapılır sonra devlet görevinden uzaklaştırılır. Derken hükümdarın kulunç hastalığı tekrar nükseder ve saraya tekrar çağırılır ve ikinci kez vezirlik makamına getirilir. Gündüzleri sarayın işleriyle meşgul olurkeni talebelerine geceleri ders verir. Bu arada ünlü eseri Kitabü Şifa eserine fizikle başlamış, El Kanun’un da birinci kitabını yazar ama Büveyhilerin gölgesinde yaşamaktan hiş hoşnut olmayan İbni Sina’nın arzusu, Alaüddevle’nin yanına gitmektir. Gizlice mektuplaşır. Şifa kitabını tamamlamak üzeredir. Bu mektuplaşma öğrenilir ve Ferdi Can köyünde bir kaleye hapsedilir. Kalede dört ay hapis sürer. El Hidayat, Hay bin Yakzan (İbn Rüşd de yazar) ve El Kulunç kitabını yazar. Alegorik olarak ilk olan Hay bin Yaksan, Daniel Defo’nun kitabına esin kaynağı olmuştur.

1024 senesinde Hemedan’dan 5 adam sessizce çıktı. İsfahan yakınlarında Alaüddevle’nin adamları tarafından karşılanır. Şehirde şanına yakışır bir karşılama gerçekleşir. Nısfı Cihan, dünyanın yarısı İsfahan’da Es Şifa’yı bitirmek için uğraşır. Bu tek kişinin yazdığı en büyük bilimsel ve ansiklopedik eserdir. Şifanın Metafiziği 12. yüzyılın sonlarında Latinceye çevrildiğinde, Roger Bacon ve Aziz Thomas’ı derinden etkilemişti. Avrupa’da Avicenna bir düşünce akımı olarak varlığını korumuştur. Güzel günler Sultan Mesut’un şehri almasıyla son bulur. Askerler evini ve kütüphanesini yağmalar. Henüz tamamladığı El insaf isimli eser de bu yağmada kaybolur. 20 bölümden oluşan bu kitap, Aristo’nun tüm eserlerinin açıklaması yapılmıştı. El Kanun fit Tıp, onun en büyük tıp ansiklopedisidir. Tam 600 yıl boyunca tüm dünyanın tıp kaynağı olacaktır. Tıp İncili olarak adlandırılarak tüm üniversitelerde ders kitabı olarak okutulacaktır. Tıp ve felsefe üzerine 100’den fazla eser verdi. Jeoloji ile de ilgilenmiştir ve fosillerin nasıl oluştuğunu açıklamıştır. Hatta daha sonra ikinci olarak Leonardo da Vinci böyle açıklayacaktır. Alaüddevle’nin nedimi olduğundan onun yaptığı her sefere katılmak zorunda olmaktan yorucu bir hayat geçirdi. Bu seferlerden birinde kolite yakalandı. Kendi kendine uyguladığı tedavide dozu ayarlamayarak, bağırsaklarında yaralar oluştu. Ömrünün son yıllarında şiddetli baş ağrıları ve sara nöbetleri ile geçirdi. Alaüddevle ile Hemedan’a giderken yolda hastalığı nüksetti. Kendi kendisine tedavi etmeyi de terk etti. Hemedan’a defnedildi. Öldüğü zaman 57 yaşındaydı. 1037 yılında öldüğünde arkasında 220 civarında eser bırakmıştı. Hemen her alanda kendine özgü fikirler ortaya attı. Onun zamanına kadar kan, ruhun yerin olarak bilinirken, o ilk defa kanın gıda taşıyan bir sıvı olduğunu keşfetti. İdrardaki şekeri, sudaki mikrobu, yüzlerce ilacı keşfetti.

Bir Cevap Yaz

Gürkan Canpolat Hakkkında

avatar

Gürkan Canpolat

Alternatif Tarih'in kurucularından. Teknik altyapı ve destek hizmetini sunmaktadır. Celâl Bayar Üniversitesi'nde târih okudu. Dergi, kitap ve web sitesi tasarımı yapmakla birlikte, edebî yayıncılık sektöründe de faaliyet göstermektedir.

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *