«

Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Batı Anadolu, gerek verimli toprakları gerekse bereketli denizi ile bir takım savaşlara ve tabi ki birçok güzelliklere sahne olmuştur. Biz de Batı Anadolu’nun önemli yerleşim yerlerinden sadece biri olan Akhisar Başlamış Köyü’ne sözlü tarih çalışması yapmak için ziyarette bulunduk. Şimdi bu çalışmamızdan edindiğimiz bilgileri size aktarıyoruz.

Sabah saat 08.00’da hareket eden Manisa – Akhisar treni ile bir saatlik yolculuktan sonucunda Akhisar’a vardık ve sonrasında yarım saatlik bir araba yolculuğu ile Başlamış Köyü’ne ulaştık. Köye gelir gelmez bizi karşılayan İsmail-Fatma Can ailesinin evine konuk olduk. Samimi bir sohbet ve güzel bir kahvaltıdan sonra köyü dolaşmaya başladık.

Köyün tarihiyle ilgili bilgi edinmek istediğimiz için ilk olarak köyün ileri gelenlerinden Müzeyyen Duran (77) ile görüştük. Köyün geçmişi ve kendi hayatıyla ilgili sorular sorduk. İşte aldığımız cevaplar:


Soru: Başlamış isminin tarihi hakkında bilginiz var mı?

Cevap: Civar köylerde ve bizim köyümüzde cami yoktu. Daha sonraları köylerin birine cami yapılacağı kararı alınmış. Bunu köylüler de işitince caminin hangi köye yapılacağı münakaşa konusu olmuş. Bu münakaşaların başladığı köyde bizim köyümüz olduğu için köye BAŞLAMIŞ adı verilmiş.

*Bizim öğrendiğimiz bir diğer rivayete göre; Osmanlı İmparatorluğu döneminde şehzadeler şehri olan Manisa’dan İstanbul’a gitmekte olan bir kafile bugünkü Başlamış köyü yakınlarına gelmiştir. Kafiledeki önemli bir hatunun doğum sancıları başlamıştır. Bir süre sonra bu hatun doğumunu gerçekleştirmiştir. Bu olayla birlikte bu yöredeki bu yerleşim yerine BAŞLAMIŞ denilmiştir.

Soru: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Cevap:  Adım Müzeyyen Duran.1935 doğumluyum. Evliyim ve üç çocuğum var. Beş kardeşiz fakat üçü vefat etti.

Soru: Çocukken yaşadığınız evi hatırlıyor musun? Bu konuda bize bilgi verebilir misiniz?

Cevap: Doğduğum ev kerpiçten yapılmıştı ve iki katlıydı.  Alt katı daha çok depo veya kümes şeklinde kullanılıyordu. İki katlı evimizin dışında avluda bir tane de bina vardı. Bu binada yiyecekler muhafaza edilirdi ve binanın çatısında sebzeler kurutulurdu (örneğin biber). Yine bu binada ocak bulunurdu ve özel günlerde ocakta et pişirilirdi.

Soru: Kaç yaşında okula başladınız ve gittiğiniz okulu anlatır mısınız? Okul hakkında anne babınızın tutumu nasıldı?

Cevap: Altı yaşında okula gittim. Ama benim okula gittiğim yıllarda devletin açtığı okul yoktu. Annemle babam okumamızı çok istediler. Ama köyde okuyamazdık ve başka bir yerde okuma imkânımız da olmadı.

Soru: Peki nasıl okula gittiniz? İlkokuldan sonra okumaya devam ettiniz mi?

Cevap: O zamanlarda devlet okulları köyde açılmamıştı. Biz de kaçak yollardan eğitim gördük. Ben sadece okuma yazma öğrendim. Fakat kız kardeşim şuan Akhisar’da hemşire.

Soru: Biraz önce üç çocuğunuzun olduğundan bahsettiniz. Çocuklarınız eğitimini nasıl sağladınız? Çocuklarınız şuan ne işle meşgul?

Cevap: İki kızım (Münevver-Fatma) ortaokul üçüncü sınıfa kadar okudular ve şuan ikisi de ev hanımı. Oğlum (Muammer) liseyi bitirdi ve şuan devlet memuru.

Soru: Köyde yaptığınız günlük işlerden bahseder misiniz? Aranızda iş bölümü var mıydı? İşinizi yapamadığınız zamanlarda anneniz veya babanız size ceza verir miydi? Komşularınız ile aranızda yardımlaşma var mıydı?

Cevap: Köyde düzenli olarak yapılan iş tarlaya gitmek ve sebzeleri ayıklamaktı. Komşularımızla tarlalarımız yan yanaydı. Benim işim önce bitterse gider onlara yardım ederdim. Onların işi önce biterse onlar bize yardıma gelirdi. Tarlada topladığımız sebzeleri de birlikte eve getirirdik. Bazen tarlada iş yapmadığımızda ailemiz bize bir şey demezdi. Ama eve getirilen sebzeleri ayıklamadığımızda annem terlik fırlatırdı ondan sonra kalkar sebzeleri ayıklaya başlardık.

Soru: Annenizle babanızın ayrı yaptığı işler var mıydı? Anneniz ve babanız boş zamanlarını nasıl değerlendirirdi?

Cevap: Babamın (Seyit Ahmet) kahvesi vardı. Kahve işletirdi. Kahveye gitmediği zamanlarda evde gramofon dinlerdi. Annem de ev işleriyle ilgilenirdi.

Soru: Kaç yaşında ve nasıl evlendiniz? İmam nikahı kıydınız mı?

Cevap: Ben yirmi, eşim yirmi yedi yaşındaydı. Evlendikten bir sene sonra anne oldum. Evlendiğimizde eşim tarım işi ile uğraşıyordu. Eşimle aileler aracılığıyla tanıştık. Fakat birbirimizi severek evlendik. Düğünümüz ise cuma gününden başlayarak üç gün üç gece devam etti. Gelinlik giyerek ata bindim. İlk olarak Akhisar’a gidip devlet nikâhı kıydık ondan sonra da imam nikâhı yaptık.

Müzeyyen Duran ile yaptığımız röportaj  dan sonra köyü dolaşmaya devam ettik .Ev sahibimiz İsmail Can bize köyün altyapısı hakkında bilgiler verdi. Genel olarak köyün şu an da aktif olarak çalışan; sağlık ocağı, okulu, kahvehanesi, tarım kredi kooperatifliği, jandarma karakolu ve marketi bulunmaktadır.

Şunu da belirtmemiz gerekir ki bir taraftan yürüyüp bir taraftan fotoğrafladığımız köyün en ilgimizi çeken tarafı da yemyeşil doğası ve eski evleri oldu. Bu evler hakkında edindiğimiz bilgiler ışığında şu andaki evlerinde plan şeması olarak bu evlere sadık kalınarak yapıldığını gördük. Biraz açmak gerekirse; iki katlı olan evlerin alt kısmı çok amaçlı olarak kullanılmaktadır. Avlusu ve bahçesi bulunmaktadır. Evlerde eskiden genel olarak yapı malzemesi, susam ağacı dalları ve çam ağacının pürçekleridir. Günümüzde ise yapılan evlerde tuğla ana malzeme olarak kullanılmaktadır. Ayrıca köydeki bazı binalar onarılarak farklı amaçlar için kullanılmaktadır. Örneğin, köyün merkezinde yer alan köy konağı tamir edilmeden önce cami olarak kıllanılmaktaydı. Tahminen 20. Yüzyılın ikinci yarısından sonraki yıllarda köy halkı günlük ibadetlerini yerine getirmek için bu binayı kullanmaktaydı. Aynı zamanda köyde önemli bir yer tutan köy fırınları da dikkatimizi çekti. Çünkü köyde yüzden fazla hane bulunmaktaydı ve var olan fırın başına on- onbeş hane düşüyordu. Fırınlarda ekmek yapılır ve çeşitli sebzeler kurutulurdu. Aynı zamanda kurban bayramlarında köylüler bu fırınlarda toplu olarak kurbanlık etlerini pişirirdi. Bu olay aynı zamanda o köydeki insanların sosyal olarak bir araya gelmesine de vesile oluyordu. Yapı malzemesi olarak ilk dönemlerde taş kullanılırken hala var olan fakat artık hemen hemen her evde bulunan bu fırınların yapı malzemesi günümüzde tuğladır.

Başlamış Köyü’nde de Batı Anadolu da kısmen görülen Akdeniz iklimi hakim olduğundan, toprak ve tarım yönünden oldukça verimlidir. Fakat bu yetiştirilen tarım ürünlerinin çoğu köyün iç tüketimini karşılamaktadır. Bunların içinde istisnai olarak köyde yetiştirilen tütün, özel sektöre satılmaktadır. Köyde yetiştirilen bazı ürünler: zeytin, nar, ceviz, ayva, biber, patlıcan, kabak, domates, salatalık vesair. Tarımın yanı sıra az da olsa küçükbaş hayvancılıkta yapılmaktadır.

Köyden ayrılmadan önce köyün tarihi açısından önem arz eden köy mezarlığını ziyaret ettik. Aslında üzücü bir ziyaret oldu çünkü oraya gittiğimizde, mezarların oldukça bakımsız kaldığını gördük. Bu önemli bir nokta çünkü bakımsız mezarların hemen hemen hepsi Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden günümüze intikal etmiş mezarlardır.

Tarih açısından oldukça değerli olan bu mezarlar umarız tamamen yok olmadan bir an önce restore edilirler. Bu mezarlardan bir kaç tanesini bu gezimiz sırasında fotoğrafladık. Bu fotoğrafları sunumumuz sırasında size aktarmıştık.

Başlamış Köyü sıcak insanları, güzel doğası ve aslında çok iyi bilinmeyen ama araştırıldıkça ortaya çıkan kayda değer bir tarihe sahiptir. Her ne kadar biz bu tarihin çok az bir kısmına değinebildiysek de bu bizim için sadece bir araştırma konusu değil; aynı zamanda güzel ve eğlenceli bir deneyim oldu. Umarız herkesin yolu bir gün bu güzel köye düşer.

Röportaj: Berna Akgül – Özlem Özdal

Bir Cevap Yaz

Alternatif Tarih Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *